Yayımlanan verilere göre, ülkelerin sahip olduğu canlı dil sayısına yönelik yapılan araştırmada Papua Yeni Gine 843 dil ile dünyada ilk sırada yer alırken, Kuzey Kore sadece iki dil ile son sırada bulunuyor.
SADECE 20 ÜLKEDE 100'DEN FAZLA DİL KONUŞULUYOR
Dilleri ana dil olarak kullanan nüfuslar baz alınarak hazırlanan raporda; coğrafya, göç, izolasyon ve tarihsel süreçlerin dil çeşitliliği üzerindeki etkileri incelendi. Verilere göre, dünya genelinde en az 100 canlı dilin konuşulduğu yalnızca 20 ülke bulunuyor. Neredeyse tüm kıtalara yayılan bu ülkeler, dünya dil mirasının büyük bir bölümünü oluşturuyor.
DÜNYANIN EN ÇOK DİL ÇEŞİTLİLİĞİNE SAHİP ÜLKESİ
Nüfusu 12 milyonun altında olan Papua Yeni Gine, engebeli arazi yapısı, yüzlerce adası ve izole toplulukları sayesinde dünyadaki en yüksek dil çeşitliliğine ev sahipliği yapıyor. Bu sayı, nüfusu Papua Yeni Gine'nin 100 katından fazla olan Hindistan'daki dil sayısının neredeyse iki katına denk geliyor.
Sıralamada Papua Yeni Gine'yi takip eden başlıca ülkeler şu şekilde sıralandı:
Endonezya; yaklaşık 17 bin adadan oluşan coğrafi yapısının da etkisiyle 709 canlı dil ile ikinci sırada.
Nijerya, Hindistan ve Çin; Endonezya'yı takip eden diğer çok dilli ülkeler.
ABD; 239 dil ile dünya genelinde sekizinci sırada. Bu dillerin büyük bir kısmını yerli halklara ait diller oluşturuyor. Rapor, yüzyıllar süren sürgün ve asimilasyon politikaları nedeniyle bu dillerden 50'sinin halihazırda yok olduğunu, birçoğunun ise yok olma tehlikesi altında olduğunu vurguluyor.
DİL ÇEŞİTLİLİĞİNİN EN AZ OLDUĞU ÜLKELER
İkinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan bölünmenin ardından dünyanın en izole toplumlarından biri haline gelen Kuzey Kore'de yalnızca iki canlı dil kullanılıyor: Korece ve Kore İşaret Dili. Bu istatistik, Kuzey Kore'yi dil çeşitliliği açısından dünyada son sıraya yerleştiriyor.
Küba ve Dominik Cumhuriyeti gibi ülkelerde ise sömürgecilik dönemi sonrası İspanyolcanın baskın hale gelmesi, dil sayısının düşük kalmasına neden oldu. Raporda, bu bölgelerdeki yerli dillerin zamanla yok olduğu ve Afrika'dan gelen dilsel etkilerin İspanyolca içinde asimile olduğu belirtildi. Araştırmacılar, günümüzde az sayıda yerli dilin konuşulduğu birçok ülkenin geçmişte çok daha büyük bir dil çeşitliliğine sahip olduğunu ifade etti.