Terörle mücadelede er olarak görev yapan ve canlarını ortaya koyan gaziler, Ankara Güvenpark’ta eylem yaptı ve oturma eylemine başladı. Kimi mayın patlaması sonucu bacağını kaybeden kimi bombalı saldırı ve çatışmalarda gözünden olan ve karanlığa gömülen gaziler’’ Kurşun rütbe sormuyor, Adalet istiyoruz’’ diyerek ücret ve özlük haklarında iyileştirme istediler.

Gaziler ‘’Düşman ayırmadı bürokrasi neden ayırıyor. Askeri hiyerarşi diriler için geçerli. Şehitlik aynı gazilik aynı, haklar neden ayrı’’ yazılı pankartlar açtılar ve şehitlerin mezar taşlarının fotoğraflarını taşıdılar.

NEDEN ASGARİ ÜCRET

Gaziler ‘’Şehit generalin geride kalan emanetlerine Orgeneral maaşı, şehit polis nemurunun emanetlerine Emniyet Müdürü maaşı, şehit erin emanetlerine neden asgari ücret’’ diye sordular. Oturma eylemine de başlayan gaziler, haklarını alama kadar Güvenpark’tan ayrılmayacaklarını açıkladılar.
Yıllardır verilen sözlere rağmen özlük haklarına kavuşamamaktan yakınan ve Türkiye’nin çeşitli illerinden

Ankara’ya gelen terör gazileri Kızılay’da yaptıkları açıklamada da şöyle dedi:

KURŞUN ADRES SORMUYOR: ’Kurşun, mayın, bomba ya da roket, askerin rütbesine bakmıyor. Şehit haberini alan bir annenin gözyaşı, dinmiyor. Aynı toprağa düşen, aynı bayrağa sarılan kahramanlar arasında sosyal haklarda ayrım yapılıyor. Şehit ve gaziler rütbe ve sınıf ayrımına uğruyor, er gaziler özlük haklarında ve maaşlarında geri kalıyor. Bir er ile gazi subay maaşı arasında 3 misli fark var.’’

Kaynak olarak ekle

CANIMIZI ORTAYA KOYDUK: “Bizler görev emri geldiğinde rütbeye bakmadan sosyal hakkım eksik’ demeden canımızı ortaya koyduk. Şimdi ise aynı devletin, aynı bayrağın, aynı milletin evlatları olarak soruyoruz. Can verirken hepimiz Türk askeri idik de, haklarımız verilirken neden farklıyız. Bu mesele bir bütçe meselesi değildir. Devletin kahramanlarına gösterdiği vefanın ve milletimizin adalet anlayışının sınandığı tarihi bir meseledir.”

KOLUNU, BACAĞINI VERENLER GEÇİNEMİYOR

Ne ara bu hale geldik

Mehmet KARAVELİ (54):  Şırnak’ta 1994 yılında yaralandım. Malulen emekli oldum, maaş yetmiyor. Bu ülkede terörist olmak daha avantajlı hale geldi. Ne ara bu hale geldik. Haklarımızı alana kadar mücadelemiz sürecek.

Sözün bittiği yer

Mehmet YÜCEL (39): Hakkari Şemdinli’de çatışmada yaralandım. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Eylemden bir netice alacağımız inanıyoruz.

Artık sesimizi duysunlar

Mehmet TERZİ (50): 1996 da K. Irak’ta yaralandım. Malulen emekli maaşı artık yetmiyor Onun için buradayız. Ne yazık ki bizi sadece oy zamanı hatırlıyorlar. Ankara ya geldik, sesimizi duysunlar istiyoruz.

Son çare sokağa çıktık

Ali KURT(48): Tunceli Pülümür’de 1997’de girdiğim çatışmada yaralandım. Aldığımız maaş artık yeterli gelmiyor. Son çare eylem, sesimizi duyurmak için sokaklara çıktık. Biraz da bizimle ilgilensinler.

Bizimle oynamasınlar

Erdem ÇERÇİOĞLU (48): Muş’ta çatışmada yaralandım. Bizi yılardın pin pon topu gibi oynattılar, sözler veriliyor, yerine getirilmiyor. Hak mücadelesinde 100 arkadaşımız vefat etti. Aynı çatışmada yaralanan rütbeliler en iyi imkanlardan faydalanıyor. Ama bize üvey evlat muamelesi yapılıyor. Özlük haklarımız er statüsünde kaldı. Rütbeliler askeri tesislerden de faydalanıyor. Biz o tesislerin kapısından içeri giremiyoruz, önünden bile geçemiyoruz.

5 maddelik istek

1 Türk Silahlı Kuvvetleri’nde rütbe ayrımı gözetilmeksizin tüm personele eşit özlük hakları sağlanmalı,
2 Sosyal haklar, ekonomik destekler ve istihdam imkânları adalet esasına göre yeniden düzenlenmeli,
3 Rütbe farkı gözetilmeksizin sağlık, rehabilitasyon ve psikolojik destek hizmetleri eksiksiz sunulmalı,
4 Şehit çocuklarının eğitim ve gelecek güvenceleri güçlendirilmeli. Gelecekleri teminat altına alınmalı,
5 Er Şehit Aileleri ve Gazilerin temsilcileri, yasal düzenlemede karar mekanizmalarına dahil edilmeli.