Dünya genelinde bazı ülkeler, kişisel gelir vergisi uygulamayarak yatırımcılar ve yüksek gelir grupları için küresel bir cazibe merkezi oluşturmaya devam ediyor. Düşük veya sıfır vergi rejimleriyle dikkat çeken bu bölgeler, özellikle göçmenler ve sermaye sahipleri için ekonomik bir sığınak niteliği taşıyor.
Ancak uzmanlar, "vergisiz" olarak nitelendirilen bu yaşam tarzının beraberinde getirdiği dolaylı vergiler ve yüksek yaşam maliyetleri konusunda kritik uyarılarda bulunuyor.
Kişisel gelir vergisi almayan ülkelerin başında, petrol gelirleri ve stratejik serbest bölgeleriyle Birleşik Arap Emirlikleri ile Bahreyn gibi Orta Doğu güçleri yer alıyor.
YATIRIMCILAR İÇİN POPÜLER DURAKLAR
Turizm ve finans sektörüne dayalı ekonomileriyle Bahamalar, Bermuda ve Cayman Adaları da gelir, sermaye kazancı veya mülk vergisi talep etmeyerek yatırımcılar için popüler duraklar olmayı sürdürüyor.
Kuveyt, Katar, Vanuatu ve Monaco gibi devletler de benzer şekilde kişisel kazançlardan pay almayarak alternatif bir ekonomik model sergiliyor.
BAE ACISINI ÇIKARIYOR
Ekonomi çevreleri, "sıfır gelir vergisi" kavramının tüm mali yükümlülüklerden muafiyet anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Birçok ülkede doğrudan gelir vergisi bulunmasa da tüketim vergileri (VAT), yüksek gümrük vergileri ve tüketim vergileri gibi dolaylı yükler bütçeleri etkiliyor.
Örneğin, Birleşik Arap Emirlikleri'nde gelir vergisi uygulanmazken tüketim üzerinden alınan yüzde 5'lik VAT ve genel yaşam giderlerinin yüksekliği, vergisiz yaşamın "gizli bedelleri" olarak nitelendiriliyor.
BÜTÇE GELİRİNİ TURİZME YATIRIYORLAR
Bu ülkelerin vergi politikaları, genellikle tesadüfi bir durumdan ziyade bilinçli bir ekonomik stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor. Hükümetler, bütçe gelirlerini doğrudan kişisel vergiler yerine turizm, finansal hizmetler veya hidrokarbon ihracatı üzerinden finanse ediyor.
Dolayısıyla, kişisel gelir vergisine dayanmayan bu sistemler, doğrudan vergilendirme yerine alternatif gelir kanallarını kullanan ve küresel sermayeyi çekmeyi hedefleyen birer ekonomik model olarak varlığını sürdürüyor.