Arjantin'de 29 yaşındaki bir mühendislik öğrencisi, sıradan duvar sıvasına demir dolgu malzemeleri ekleyerek mıknatısların tutunabildiği özel bir yüzey geliştirdi. Ironplac adı verilen manyetik çimento kaplaması, normal bir sıva gibi mala ile uygulanıyor. Kuruduktan sonra ise duvara eşya asmak için delik açma, dübel veya vida kullanma ihtiyacını ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Sistemin nasıl çalıştığını gösteren en dikkat çekici örneklerden biri ise duvara asılmış bir kürek.
Kürek, yüzeye düz şekilde temas ediyor. Herhangi bir braket, kanca veya vida bulunmuyor. Duvarın arkasında açılmış bir delik de yok. Küreği yüzeyde tutan tek parça, duvara temas eden düz disk biçimindeki bir mıknatıs.
Bunun nedeni ise sıvanın kendisinin mıknatıs gibi davranmaması.
Bu bir "manyetik duvar" değil
Ironplac, içine eşit oranda mineral ve demir dolgu maddeleri karıştırılmış manyetik bir çimento kaplama malzemesi. Toz halinde hazırlanan ürün suyla karıştırılıyor ve ince bir sıva tabakası gibi yüzeye uygulanıyor. Kuruduktan sonra ise sıradan bir duvar gibi görünen ve hissedilen bir yüzey ortaya çıkıyor.
Burada önemli bir ayrım bulunuyor. Duvar kendi başına manyetik bir alan üretmiyor. Anahtarları kendine çekmiyor veya metal eşyaları odanın diğer ucundan toplamıyor. Yüzey yalnızca yaklaştırılan bir mıknatısın tutunabileceği özellik kazanıyor.
Bu nedenle ortaya çıkan sistem teknik olarak "manyetik bir duvar"dan ziyade, mıknatısların tutunabildiği bir duvar yüzeyi olarak tanımlanabilir.
Temel fikir aslında yeni değil. Buzdolabı kapağında olduğu gibi burada da tutma kuvvetini oluşturan şey duvar değil, yüzeye yaklaştırılan mıknatıs. Yenilik ise bu prensibin duvar kaplaması ölçeğine taşınması.
Neden özellikle matkap hedefte?
Duvara bir eşya asmak çoğu zaman küçük ama zahmetli bir işlem. Matkap, uygun uç, dübel ve vida gerekiyor. İşlem sırasında ortaya çıkan toz ve gürültü de cabası. Üstelik raf veya eşya kaldırıldığında duvarda kalan delik, özellikle kiracılar için ayrı bir sorun oluşturuyor.
ABD'de yaklaşık 45 milyon hane kirada yaşıyor. Kiracılar için taşınma zamanı geldiğinde deliklerin doldurulması, yüzeylerin zımparalanması ve yeniden boyanması gibi işlemler hem zaman hem de maliyet anlamına geliyor.
Ironplac'ın asıl hedeflediği alan da burada ortaya çıkıyor: Duvara kalıcı müdahalede bulunmadan eşya asabilmek.
Manyetik yüzeyler elbette yeni değil. Özellikle sınıflarda kullanılan ve kağıt veya hafif çerçeveler gibi nesneleri tutmaya yönelik manyetik boyalar uzun süredir bulunuyor.
Ancak Ironplac'ın iddiası, bu yaklaşımı kağıt ve hafif nesnelerin ötesine taşıyabilmek.
Duvara asılan kürek de bu nedenle yalnızca bir gösteri değil; sistemin hedeflediği kullanım alanının, geleneksel manyetik boyalardan neden farklı olduğunu anlatan bir örnek.
Fikrin arkasında 29 yaşındaki bir öğrenci var
Ironplac'ın geliştiricisi, Arjantin'in kuzeyindeki Salta kentinde yaşayan 29 yaşındaki bir öğrenci. Mimarlık, mühendislik, biyomedikal bilimler ve elektronik alanlarında eğitim aldıktan sonra tasarım çalışmalarına yöneldi.
Projenin çıkış noktası yalnızca mıknatıslar değil. Geliştirici, bir mühendislik derneğine yaptığı açıklamada günümüzde duvarların büyük ölçüde işlevsiz ve sabit yüzeyler olarak tasarlandığını belirtiyor.
Onun yaklaşımına göre duvarlar, yaşam alanındaki değişikliklere uyum sağlayabilen ve yeniden düzenlenebilen yüzeylere dönüşebilir.
"Yaşadığınız alanı bozmadan duvarları kendi tarzınıza göre yapılandırabilirsiniz" fikri üzerine geliştirilen sistem, bu nedenle "etkileşimli duvarlar" olarak tanımlanıyor.
Gerçek binalarda kullanılan prototipler ve kurulumlar bulunuyor. Hem ıslak sıva hem de kuru panel sistemlerine yönelik farklı versiyonlar üzerinde çalışılıyor. Ayrıca uluslararası sistem kapsamında bir patent başvurusu da bulunuyor.
Burada önemli bir sınır var: Ürün henüz piyasada satılmıyor.
Sistemin dayanıklılığı henüz net değil
Projenin önündeki en önemli soru ise sistemin ne kadar yük taşıyabildiği.
Şu aşamada standartlaştırılmış kesme veya çekme testlerinin sonuçları kamuya açık şekilde paylaşılmış değil. Bu nedenle yüzeyin belirli bir ağırlığı ne kadar süreyle güvenli biçimde taşıyabileceğini bağımsız olarak doğrulamak mümkün değil.
Üstelik duvara eşya asmak yalnızca ilk anda ne kadar ağırlık taşıdığıyla ilgili değil.
Bir bağlantı sisteminin yıllar boyunca sıcaklık değişimlerine, neme ve aynı noktada sürekli duran yükün oluşturduğu etkiye dayanması gerekiyor. Bir kancanın veya yapışkanlı askının zamanla yerinden çıkması, kurulum kadar dayanıklılığın da önemli olduğunu gösteriyor.
Bunun yanında yapı yönetmeliklerine uygunluk, üretim maliyeti ve çelik destek levhaları veya vidalı manyetik sistemler gibi alternatiflerle yapılacak maliyet karşılaştırmaları konusunda da henüz yeterli veri bulunmuyor.
Bu nedenle Ironplac'ın bugün için en güçlü tarafı, kanıtlanmış bir yapı malzemesi olmaktan çok dikkat çekici bir yapı malzemesi fikri sunması.
Fikir neden yine de takip edilmeye değer?
Sistemin çalışma prensibinin basit olması, projeyi ilginç kılan noktalardan biri. Burada karmaşık veya egzotik bir kimyasal mekanizma yerine, mıknatıs ile demir içeren bir yüzey arasındaki bilinen fiziksel etkileşim kullanılıyor.
Projenin potansiyelindeki en dikkat çekici başlıklardan biri ise atık ve bakım ihtiyacını azaltma ihtimali.
İç duvarlar zaman içinde kiracıların, ev sahiplerinin ve değişen dekorasyon tercihlerinin etkisiyle tekrar tekrar delinip onarılıyor. Her yeni delik; dübel, vida, dolgu malzemesi, zımpara ve boya gibi ek işlemleri beraberinde getiriyor.
Eğer bir duvar yüzeyi eşyaların kolayca taşınmasına ve yeniden konumlandırılmasına izin verirse, bu işlemlerin bir kısmı gereksiz hale gelebilir.
İnşaat sektöründe bir tasarım kararını değiştirmek çoğu zaman yüksek maliyetli ve zahmetli. Bu nedenle yeniden yapılandırılabilen yüzeyler, özellikle iç mekanlarda uzun vadeli bakım ve yenileme süreçlerini değiştirebilecek bir yaklaşım sunabilir.
Bugün için kritik eksik hâlâ aynı: Bağımsız testlerle ortaya konmuş net bir dayanım değeri.
Ironplac'ın çalışma prensibini gösteren prototipler ve uygulamalar mevcut. Proje, Arjantin'deki bir mühendislik derneğinin de incelemesine konu olmuş durumda. Fakat sistemin inşaat sektöründe yaygın biçimde kullanılabilmesi için dayanıklılık, taşıma kapasitesi, maliyet ve mevzuata uygunluk gibi başlıklarda daha kapsamlı verilerin ortaya konması gerekiyor.
Şimdilik ortada ilginç bir fikir, çalışan prototipler ve dikkat çekici bir kullanım örneği var. Eksik olan ise bu fikrin gerçek bir yapı malzemesine dönüşmesini sağlayacak bağımsız mühendislik verileri.