Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle Kuzey Afrika'daki Sahra Çölü gibi kurak bölgelerden atmosfere karışan çok ince mineral parçacıklarının rüzgarlarla taşınmasıyla oluşan çöl tozuna maruz kalabiliyor.
Her yıl Sahra Çölü'nden yaklaşık 180 milyon ton mineral tozunun atmosfere karışıp, rüzgarla taşınarak Avrupa, Akdeniz, Atlas Okyanusu ve Amerika kıtasına kadar ulaşabilen çöl tozu hakkında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, açıklamada bulundu.
Çöl tozlarının özellikle bahar aylarında Türkiye'de daha fazla etkili olduğunu anlatan Toros, geniş çöl alanlarındaki sıcak ve kuru hava tabakasının, tozların yüksek atmosfer seviyelerinde uzun süre taşınmasına imkan sağladığını söyledi.
10 GÜN SÜRECEK
Toros, çöl tozu olaylarının yalnızca yerel değil, küresel atmosfer dolaşımının bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Meteorolojik tahmin modellerine göre, Türkiye ve Akdeniz Havzası bugünden itibaren 10 gün boyunca Kuzey Afrika kaynaklı yoğun çöl tozu taşınımının etkisi altına giriyor.
İstanbul da çöl tozunun batıdan gelmesi sebebiyle öncelikle etkilenecek şehirler arasında yer alıyor. Kuzey Afrika kaynaklı yoğun çöl tozu taşınımı batı bölgelerden başlayarak yurt genelinde hava kalitesinde düşüşe yol açacak. Çöl tozunun önümüzdeki pazartesi (18 Mayıs) gününden itibaren yurdu terk etmesini bekliyoruz" diye konuştu.
Çöl tozlarının astım, bronşit, KOAH ve alerjik solunum yolu rahatsızlığı bulunan kişiler için risk oluşturduğuna dikkati çeken Toros, özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olan vatandaşların yoğun toz taşınımı sırasında uzun süre dış ortamda kalmamasının önem taşıdığını kaydetti.
Toros, birçok bilimsel çalışmanın atmosferdeki ince partikül maddelerin akciğerler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ortaya koyduğunu ifade ederek, "Çöl tozları binlerce kilometre taşınarak Karayipler ve Amerika kıtasında dahi hava kalitesini ciddi biçimde etkileyebiliyor" dedi.
ÇÖL TOZLARI EKOSİSTEM İÇİN DE ÖNEM TAŞIYOR
Çöl tozlarının yalnızca hava kirliliğine neden olmadığını, aynı zamanda dünya ekosistemi için önemli bir doğal taşıyıcı görevi gördüğünü dile getiren Toros, Sahra Çölü'nden taşınan tozların demir, fosfor ve çeşitli mineraller bakımından zengin olması nedeniyle okyanuslardaki planktonları ve tropikal ormanları beslediğini anlattı.
Araştırmaların Sahra'dan yükselen tozların Amazon yağmur ormanlarının ihtiyaç duyduğu fosforun önemli bir bölümünü taşıdığını gösterdiğini aktaran Toros, atmosfer yoluyla gerçekleşen doğal mineral taşınımının Amazon ekosisteminin devamlılığı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Prof. Dr. Toros, çöl tozu taşınımının etkili olduğu dönemlerde hava kalitesi verilerinin düzenli takip edilmesi gerektiğini belirterek, hava kalitesi indeksinin kırmızı, mor veya kahverengi seviyelere ulaşması halinde mecbur olmadıkça vatandaşların uzun süre açık havada kalmamasını, yoğun fiziksel aktiviteleri azaltmasını ve solunum hastalarının gerekli durumlarda maske kullanmasını önerdi.
Çamurlu yağışlardan sonra araçların yıkanmasının gerekebileceğini ifade eden Toros, vatandaşların özellikle hassas gruplar için yapılan meteorolojik ve sağlık uyarılarını dikkate almasının önem taşıdığını sözlerine ekledi.