FItch ve Moody’s gibi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ekonomisine dair ‘güçlü kamu maliyesi’ vurgusu yaptığı bir dönemde, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) yayımladığı değerlendirme notu madalyonun öteki yüzünü ortaya koydu. Rapora göre, 2026’nın ilk yarısında bütçe açığı yüzde 3.8 azalarak 943 milyar liraya gerilese de, bu iyileşme kalıcı reformlardan ziyade yatırım ve transfer harcamalarının kısılmasıyla sağlandı.

Öte yandan Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yasa gereği ilk 6 ayda ödenmesi gereken yaklaşık 378.5 milyar liranın ödenmemesi de bütçe açığının düşmesine yol açtı.

GİZLİ YÜKÜMLÜLÜKLER

Temmuz 2026 Kamu Maliyesi Değerlendirme Notu’nda bütçe dışı risklere de dikkat çeken TEPAV ekonomistleri, şeffaf bir şekilde raporlanmayan Hazine garantili ve garantisiz borçların kamu maliyesinde ‘kara delik’ yarattığını vurguladı.

Rapora göre, gerçek boyutu bilinmeyen ve bütçe üzerinde büyük baskı oluşturan bu risk unsurları arasında Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) Hazine garantili ve garantisiz borçları, Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) projelerinin gelir garantileri, başta BOTAŞ ve TCDD olmak üzere KİT’lerin finansal riskleri ile SGK açıkları yer alıyor. Bunların yanı sıra Hazine destekli KGF ve tarımsal krediler, kamu bankası paketleri, TESKOMB kefaletleri ve afet fonu gibi borçlanma yetkisine sahip kuruluşların olası yükümlülükleri de sistemsel belirsizlikleri artırıyor. Uzmanlar, merkezi yönetim borç stokunun GSYH’ye oranının düşük görünmesine rağmen, bu şeffaf olmayan gizli yükümlülükler nedeniyle kamu maliyesinin gerçek risk profilinin ölçülemediğini vurguluyor.

Kaynak olarak ekle

“TVF’nin borçlanma yetkisi kaldırılmalı”

TEPAV Kamu Maliyesi Değerlendirme Çalışma Grubu’nda yer alan ekonomistler Burcu Aydın, Coşkun Cangöz, Güven Sak ve Hakan Yılmaz, kamu maliyesindeki risklerin azaltılması için mali şeffaflığın güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Çalışmada, KÖİ projelerine verilen garantilere ilişkin detaylı envanter ile stres testlerinin kamuoyuyla paylaşılması istendi. Raporda, “Koşullu yükümlülük oluşturan ve borç idaresinin tek elden yönetimi ilkesine aykırılık teşkil eden TVF, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve Afet Yeniden İmar Fonu (AYİF) gibi kurumların borçlanma yetkisi kaldırılmalıdır” denildi.

633.5 milyar lira ‘devlet katkısı’ ödenmesi gerekiyordu


SÖZCÜ’nün yaptığı hesaplamalara göre, bu yılın ocak-haziran döneminde bütçeden SGK’ya yasa gereği yaklaşık 633.5 milyar lira ‘devlet katkısı’ ödenmesi gerekiyordu. Ancak ödeme 254.5 milyar lirada kaldı. Böylece ilk 6 aylık dönemde yaklaşık 1 trilyon 321 milyarı aşması gereken bütçe açığı 942.8 milyar lirada kaldı.