Söz konusu parçalar, 2019 yılında ülkenin Deinham bölgesindeki bir işletmede su seviyesinin altından malzeme çıkarıldığı sırada fark edilmişti. Uzmanlar, toplam ağırlığı bir tonu aşan bu metal parçaların, Avrupa’da şimdiye kadar ortaya çıkarılan en büyük Demir Çağı hazinesi olduğunu tescilledi.

EN AZ 500 PARÇA BULUNDU

Demir parçaları, Tuna Nehri yakınlarındaki çakıl ocağında su seviyesinin altından malzeme çıkarıldığı sırada fark edildi. İki ucu sivri olan ve yoğun şekilde paslanan parçaların sıradan hurda olmadığı anlaşılınca buluntular yetkililere bildirildi ve bölgede ayrıntılı inceleme başlatıldı.

Araştırmacılar en az 500 parça bulunduğunu ve bunların toplam ağırlığının yaklaşık 1.035 kilogram olduğunu belirledi. Parçaların kılıç, bıçak veya başka bitmiş ürünler olmadığı; dönemin demircileri tarafından farklı eşyalar üretmek için kullanılabilecek şekilde hazırlanmış işlenmemiş demir olduğu anlaşıldı.

Yapılan tarihlendirme çalışmaları demirlerin Geç Demir Çağı’ndaki La Tène dönemine ait olduğunu gösterdi. Bu dönem yaklaşık MÖ 4. yüzyıldan MÖ 1. yüzyıla kadar uzanıyor. Buluntunun büyüklüğü, o dönemde Tuna çevresinde demir üretimi ve ticaretinin düşünüldüğünden çok daha büyük ölçekte yapılmış olabileceğini gösteriyor.

Kaynak olarak ekle

Bir tonu aşan demirin ne kadar büyük bir miktar olduğunu göstermek isteyen araştırmacılar dikkat çekici bir karşılaştırma da yaptı. Bulunan metal, teorik olarak yaklaşık 500 kılıç üretmeye yetecek miktarda. Üretim sırasında oluşabilecek kayıplar hesaba katılsa bile yüzlerce silah veya çok sayıda farklı demir eşya üretilebilecek büyüklükte bir yükten söz ediliyor.

TUNA’DA BATAN BİR GEMİNİN YÜKÜ OLABİLİR

Araştırmacıların üzerinde durduğu asıl sorulardan biri, bir tondan fazla demirin neden aynı noktada bulunduğu. Parçaların Tuna’nın zamanla dolmuş eski bir kolunda ve su seviyesinin altında bulunması, bunların nehir üzerinden taşınan büyük bir ticari yük olabileceğini düşündürüyor.

En güçlü ihtimallerden biri, demirlerin bir tekne veya gemiyle taşınırken yaşanan kaza sonucunda nehre gömülmesi. Ancak bölgede taşıma aracına ait herhangi bir kalıntı bulunmadığı için bunun kesin olarak gerçekleştiği söylenemiyor. Araştırmacılar demirin Bavyera’daki üretim merkezlerinden gelmiş olabileceğini değerlendiriyor.

Buluntu, iki bin yıldan uzun süre önce Tuna’nın yalnızca insanlar için değil, ağır ticari yüklerin taşınması için de kullanıldığını gösteren önemli kanıtlardan biri haline geldi. Araştırmacılar şimdi demirlerin tam olarak nerede üretildiğini belirlemeye çalışıyor. Kaynağın bulunması halinde, bir tonu aşan bu yükün Demir Çağı’nda hangi güzergâh üzerinden taşındığı ve nereye götürüldüğü de daha net anlaşılabilecek.