Northwestern Üniversitesi'nden bir grup kimyager, su dolu cam tüplerin içine küçük, kontrollü şimşekler göndererek sanayinin en ölümçül sera gazlarından biri olan metanı, tek bir adımda sıvı yakıt ve ham madde olan metanole dönüştürmeyi başardı.

Amerikan Kimya Derneği Dergisi'nde (JACS) yayınlanan bu laboratuvar deneyi, henüz gidip sipariş edebileceğiniz ticari bir rafineri değil, ancak devasa ısı ve basınca ihtiyaç duymadan, sadece oda sıcaklığında yakıt üretilebileceğinin kanıtı olarak bilim dünyasında şimdiden "yüzyılın buluşu" olarak anılmaya başladı.

Mevcut dünya ekonomisinin plastik, boya, yapıştırıcı yapımında ve temiz sıvı yakıt üretiminde muhtaç olduğu metanol, günümüzde adeta bir "endüstriyel kaba kuvvet" yöntemiyle üretiliyor. Onlarca yıldır değişmeyen standart süreç (buhar reformasyonu) tam bir çevre düşmanı:

Aşırı Isı ve Basınç: Metan gazı buharla karıştırılıp 800°C'nin üzerine ısıtılıyor. Ardından oluşan gazlar, normal atmosfer basıncının 200 ila 300 katı altında sıkıştırılarak metanole dönüştürülüyor.

Kaynak olarak ekle

Karbon Salınımı: Bu işlem sırasında atmosfere her yıl milyonlarca ton karbondioksit ($CO_2$) salınıyor. 

Erken Reaksiyon Riski: Metanolu üretseniz bile reaksiyon durmuyor; gaz fırsat bulduğu an yeniden $CO_2$'ye dönüşüyor. İşin püf noktası reaksiyonu tam zamanında durdurabilmekte saklı.

Northwestern ekibi, bu endüstriyel fırın konseptini tamamen çöpe attı. Çözüm, evrenin %99'unu oluşturan ama kimyada nadiren kullanılan dördüncü madde halinde, yani plazmada bulundu. Ekip, kavurucu sıcaklıktaki normal plazma yerine soğuk plazma kullandı.

Soğuk plazmada gazın kendisi oda sıcaklığında kalırken, içindeki elektronlar seçici olarak on binlerce dereceye kadar ısıtılıyor. Böylece reaktörü eritmeden şimşeğin bağları koparan gücünden faydalanılıyor.

Sistem nasıl çalışıyor?

Çalışmanın ilk yazarı James Ho ve ekibi, bakır oksit katalizörle kaplı gözenekli bir cam tüpten oluşan bir "baloncuk reaktörü" inşa etti. Tüpün içinden yüksek voltajlı akım geçerken metan kabarcıkları yukarı doğru yükseliyor. Voltaj eşiği aşıldığında, suyun içinde kelimenin tam anlamıyla küçük bir şimşek çakıyor. Bu şimşek, metan ve suyu reaktif parçalarına ayırıyor. Oluşan metanol saniyeler içinde suyun içinde çözündüğü için, reaksiyon $CO_2$'ye dönüşemeden tam doğru noktada donup kalıyor.

Deneyin en şaşırtıcı kısmı, kimyada hiçbir şeyle tepkimeye girmemesiyle bilinen soygaz argonun sergilediği performans oldu. Ekip, metanı seyreltmek için karışıma argon eklemiş ve onun etkisiz eleman olarak kalmasını beklemişti, ancak plazmanın yüksek enerjili ortamında iyonize olan argon, reaksiyonun elektron yoğunluğunu artırarak istenmeyen yan ürünleri engelledi. Argon dopingi sayesinde reaktörden çıkan sıvının %96,8'i saf metanol olarak elde edildi. Gaz ve sıvı toplamı hesaba katıldığında ise %57'lik bir metanol verimliliğine ulaşıldı.

Üstelik bu süreçte açığa çıkan yan ürünler de atık değil; plastiklerin yapı taşı olan etilen, az miktarda propan ve ağır sanayinin sıfır karbonlu gelecekteki yakıtı olarak gördüğü hidrojen gazı oldu.

Büyük Rafinerileri Yıkmak Değil, Atık Sahalarını Kurtarmak
Çalışmanın baş yazarı Doç. Dr. Dayne Swearer son derece gerçekçi: Bu küçük laboratuvar düzeneği, yakın zamanda devasa endüstriyel metanol tesisleriyle doğrudan rekabet edemez. Ancak bu teknolojinin asıl hedefi küresel üretimi devirmek değil, lokal felaketleri önlemek.

Sistem düşük sıcaklıkta, sadece elektrik ve suyla çalıştığı için gelecekte küçültülüp taşınabilir üniteler haline getirilebilir. Bu sayede:

Petrol sahalarında metanı havaya salan atıl kuyuların başına yerleştirilebilir.

Şu an metanın atmosfere karışmasını önlemek için gazın yakıldığı (alevlendirme) ve havayı boş yere ısıttığı sahalarda, bu atık gaz doğrudan kamyonlara yüklenip satılabilecek sıvı bir yakıta dönüştürülebilir.

Mühendisliğin çözeceği son adım

Teknoloji henüz son kullanıcıya ulaşmış bir ticari ürün değil. Mühendislerin önündeki bir sonraki büyük görev, suyun içinde çözünmüş halde duran metanolü saf bir şekilde oradan çekip almanın ve sistemi endüstriyel ölçeğe ulaştırmanın verimli bir yolunu bulmak.

Ancak bilim insanları en zor kısmı, yani "fizik" engelini aştı. Bir bardak suyun içinde, oda sıcaklığında bir şimşek çaktırarak metandan sıvı yakıt üretilebileceği artık bir teori değil, kanıtlanmış bir gerçek.