Yeşilçam'ın unutulmaz aktörlerinden Kadir İnanır, Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Usta sanatçıya veda etmek isteyen binlerce kişi alana akın ederken, tören sırasında adeta bir izdiham yaşandı. Kalabalık nedeniyle merhumun aile yakınları zaman zaman zor anlar atlattı. Tabutun etrafında oluşan yoğunluk ve fotoğraf çekilme çabaları, cenazenin manevi atmosferine gölge düşürdü.

CENAZEDE PROTOKOL YARIŞI TEPKİ TOPLADI

Törene katılan siyasi isimlerin beraberinde getirdiği koruma orduları, alandaki karmaşayı daha da artırdı. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun son saniyelerde cenazeye katılmasının ardından cenazede kısa süreli bir izdiham yaşandı. 

Vatandaşların ve gerçek sevenlerin tabuta yaklaşmasını zorlaştıran bu görüntüler, cenazeye katılan sanatçı Mahsun Kırmızıgül’ün büyük tepkisini çekti. Siyasetçilerin protokol yarışı karşısında sessiz kalamayan Kırmızıgül, üzüntüsünü şu sözlerle dile getirdi:

"Hem camideydim hem de Kadir İnanır’ın kabri başındaydım. Büyük bir sanatçıyı uğurlamaya gittim ama ne yazık ki gördüklerim içimi acıttı"

"En çok da siyasetçilerin cenazeleri bir protokol alanına çevirmesine üzüldüm. Böyle acı günlerde en önde görünme çabası, kameraların karşısında yer alma yarışı gerçekten vicdanları yaralıyor. Oysa o saflar siyasetin değil; ailenin, gerçek dostların ve yıllarını birlikte geçirmiş insanların yeri olmalıdır. Koruma ordularıyla insanların itilip kakılması kabul edilemez. Bir cenazede vatandaşın önüne set çekmek, sevenlerini uzaklaştırmak, insanların son görevini yapmasına engel olmak hangi vicdana sığar?"

CAMİ AVLUSUNDA AYNI MANZARA DEVAM ETTİ

Cami avlusundaki düzensizliğin mezarlıkta da sürdüğünü belirten ünlü sanatçı, kameralar karşısında rol kapmaya çalışanlara ve vefat eden bir insanın anısına saygı göstermeyenlere adeta ders niteliğinde bir uyarıda bulundu. Kırmızıgül, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

Kaynak olarak ekle

"Siyasetçiler zaten her gün ekranlarda. Mitinglerde, açılışlarda, kürsülerde görünürler. Bari bir cenazede geri planda durmayı, acıya ortak olmayı ve sadece dua etmeyi bilseler… Bir insanın son yolculuğu hiçbir siyasi görüntüden, hiçbir protokol düzeninden daha önemli değildir. Kabristanda da aynı manzara devam etti. İtiş kakış, öne geçme telaşı… Bir yanda fotoğraf çektirme peşinde olanlar, diğer yanda sevdiği insana son kez yaklaşmaya çalışan gerçek sevenler…"

"Ölümün karşısında herkes eşittir. O gün makamın da unvanın da koruma ordularının da hiçbir anlamı yoktur. Çünkü tabutun başında önde durmak değil, geride durup saygı gösterebilmek asıl erdemdir"