AKP Burdur Milletvekili Prof. Dr. Adem Korkmaz, vatandaşların şikayetlerini Ankara'da dile getirmesi nedeniyle Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan'ın kendisine yönelik tehdit niteliğinde ifadeler kullanıldığını, can güvenliği olmadığını öne sürerek Ankara Valiliği’ne yakın koruma talebinde bulunduğunu açıklamıştı. Gazeteci Saygı Öztürk, Korkmaz'ın talebini geri çektiğini duyurdu. 

Saygı Öztürk AKP'li milletvekili ile vali arasındaki gerilimin perde arkasını anlattığı açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:

"Burdur'da bir önceki vali bir yılını doldurmadan ilden ayrıldı. Ondan önceki vali 2 yıl içinde ayrılmak zorunda bırakıldı. Şimdi orada bir kadın vali var. Kadın valinin de geçmişine bakınca bulunduğu bir Güneydoğu'nun bir ilçesindeki hastanede kadınlara iyi bakılmadığına iyi yaklaşılmadığına dair iddialara yönelik. Halkın içine girip bu durumu bile saptamaya çalışan bir vali. Son olarak da Ankara Gölbaşı'nda kaymakamlık yapmış biri ve orada da sevilen bir isim.

'VALİYİ GÖREVDEN ALDIRACAĞIM' 

Genel olarak görev yerlerinde validen memnunlar ama memnun olmayanlar da var. Bunlardan biri de AKP Burdur Milletvekili Prof. Dr. Adem Korkmaz. Küçük illerimizde söylentiler çıkıyor 'valiyi görevden aldıracaklarmış' söylentileri var. Bu tip durumun olup olmadığını araştırdım. Ankara Valiliği'ne verilen bir dilekçeye rastladım. Bu dilekçeyi ise geri çekmiş. Koruma talebinden vazgeçmiş durumda. Bu durum valiyi yıpratan bir uygulama. Olaylar farklı şekilde anlatılıyor. Vali ile konuşma imkanı bulamadım ama bir kamu görevlisi dedi ki 'yörede bizimle alakalı vali cumaya gitmemizi engelledi' diye bir söylenti de çıkardılar' dedi. Bu tip söylentileri de araştırdım. Başka bir kamu personeli bana 'Cuma günü yapılan bir toplantıda, cuma saatine denk gelmişti. Vali sorunlarımızı dinliyordu. Cuma namazı ile çakışınca; 'Vali cumaya gidilmesini engelliyor' söylentileri çıktı. Olayın ildeki dedikosu sürüyor. İlin valisinin yalnız bırakılmaması ve bir milletvekilinin çıkıp 'ben valiyi aldırıyorum' demesi çok yakışıksız durumlar. Bunlar ildeki her şeye hakim olma güdüsüyle yapılan her şeye müdahale etmektir. Milletvekilinin kendisinin her şeyin üzerinde olduğunu göstermesi doğru bir yaklaşım değildir."

NE OLMUŞTU?

AK Parti Burdur Milletvekili Prof. Dr. Adem Korkmaz, Burdur merkezli Gür Haber sitesinin YouTube ve Facebook'ta yayınlanan programına katılımında Burdur valisinin kendisini tehdit ettiğini ve can güvenliğinin olmadığını belirterek yakın koruma talebinde bulunduğunu açıklamıştı. 

Kaynak olarak ekle

Korkmaz, Burdur'da zorunlu dijital su sayacına ilişkin tepkileri Ankara'da dile getirdiğini, İçişleri Bakanlığı'nın bu konuya müdahale ettiğini anlatarak şu ifadeleri kullandı:

"Evet, böyle bir şey olursa hocayı götürürüm. 'Seni' demiyor, aynı ifadeyi, 'Hocayı götürürüm' şeklinde tekrarlayınca konuşacak şey bitmiştir. Ben bir yıldır bunun ağırlığıyla yaşıyorum. 'Götürürüm' ifadesi ortada duruyor. Ne anlayacağım? Bu siyasi bir ifade midir? Benim can güvenliğimi kim koruyacak? Ben bu tehdidin içini nasıl dolduracağım? Ben bunun için Ankara Valiliği'nden koruma talep ettim, can güvenliğim için."

Korkmaz, söz konusu dilin "ezbere bir dil olmadığını, bilinçli şekilde inşa edildiğini" ifade ederek, "söylenen sözle bütünleşen uygulama ve davranışlar, en son 30 Ağustos kutlamalarında Valilikten tardedilmesi üzerine" adresinin bulunduğu Ankara'da, valilikten koruma talep ettiğini anlattı.

'BENİ TEHDİT ETTİ'

Korkmaz’ın 9 Eylül 2026 tarihli Ankara Valiliği’ne sunduğu dilekçede de kendisine yönelik ifadelerin tehdit niteliğinde olduğunu belirttiği görüldü. Dilekçede, Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan’ın Korkmaz'a, “Sen bana savaş açtın, ben de yine söylüyorum, bana bir şey olursa hocayı götürürüm” şeklinde ifade kullandığı öne sürüldü. Korkmaz, bu sözlerin kendisine yönelik “açık, doğrudan ve ciddi bir tehdit” niteliğinde olduğunu savundu.

YAKIN KORUMA İSTEDİ

Korkmaz dilekçesinde, yaşanan gelişmelerin can güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirterek, yakın koruma görevlisi tahsis edilmesini talep etti. Başvuruda ayrıca yakın koruma tedbirinin milletvekilliği görevinin gerektirdiği siyasi ve kamusal faaliyetler ile il içi ve il dışı seyahatlerde de uygulanması istendi.