Buffalo Üniversitesi antropologlarından Noreen von Cramon-Taubadel liderliğinde yürütülen ve PLOS One dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, çenenin doğrudan doğal seçilim sonucu ortaya çıkmadığını öne sürüyor. Von Cramon-Taubadel’e göre çene, kafatasının diğer bölümlerinde meydana gelen evrimsel değişimlerin dolaylı bir sonucu; yani bir “yan ürün”.

Araştırmacılar bu tür özellikleri tanımlamak için “spandrel” kavramını kullanıyor. Kavram, evrim biyoloğu Stephen Jay Gould tarafından ortaya atıldı. Mimarlıkta kemerlerin oluşturduğu üçgen boşlukları tanımlayan bu terim, bir yapının asıl amacı dışında ortaya çıkan yan ürünü ifade ediyor. Örneğin merdiven inşa edildiğinde altında oluşan boşluk özel olarak tasarlanmaz; doğal olarak ortaya çıkar. Araştırmaya göre insan çenesi de alt çenenin çiğneme kuvvetlerini dağıtması için özel olarak “tasarlanmış” bir destek değil; kafatası ve çene yapısındaki başka seçilimlerin sonucu.

Çalışma, “Her özellik bir amaca hizmet eder” şeklindeki alışılmış yaklaşımı da sorguluyor. Araştırma ekibi, insan ve maymun kafatası özelliklerini karşılaştırarak çenenin gerçekten doğal seçilimle mi şekillendiğini test etti. Sonuçlar, insan kafatasının bazı bölümlerinde doğrudan seçilim izleri bulunduğunu; ancak çene bölgesine özgü özelliklerin “yan ürün modeliyle” daha iyi açıklandığını gösteriyor.

Bu bulgular, son ortak atadan bu yana yaşanan değişimlerin doğrudan çenenin kendisi için değil; çene ve kafatasının diğer kısımlarındaki seçilim baskıları nedeniyle ortaya çıkmış olabileceğine işaret ediyor. Antropolojide yaygın olan adaptasyoncu bakış açısı, türler arasındaki her fiziksel farkın bilinçli bir evrimsel amaca hizmet ettiğini varsayma eğiliminde. Ancak araştırmacılara göre her farklılık mutlaka hayatta kalma avantajı sağlamıyor.

Von Cramon-Taubadel, “Bir özelliğin benzersiz olması, onun mutlaka hayatta kalma avantajı sağlamak için seçildiği anlamına gelmez,” diyerek bu yaklaşımı özetliyor. Araştırma, insan çenesinin ayırt edici bir özellik olmasına rağmen büyük olasılıkla işlevsel bir adaptasyondan ziyade evrimsel sürecin beklenmedik bir yan etkisi olduğunu ortaya koyuyor.