Kumsal kenarlarında yükselen yeşil dallar ilk bakışta ferahlatıcı bir gölgelik gibi görünebilir. Ancak Orta Amerika ve Karayip sahillerini süsleyen Manşinel ağacı, doğada eşine az rastlanır bir biyolojik silaha sahip. "Cehennem ağacı" olarak da anılan bu bitki, merakına yenik düşen her canlı için tam bir kabusa dönüşüyor.
BİR ISIRIK BİLE NEFESİ KESİYOR
Ağacın en büyük tuzağı, dallarında sarkan ve tatlı kokusuyla iştah kabartan küçük yeşil meyveleri. Görünüşüyle ceviz ağacına benzeyen bu meyveden küçük bir ısırık almak dahi saniyeler içinde ağız ve boğaz dokusunu yakmaya başlıyor. Şiddetli tahriş kısa sürede solunum yollarını tıkayarak kişiyi hayati bir krizin ortasına sürüklüyor.
ALTINDA OTURMAK BİLE HASTANELİK EDİYOR
Bu tehlikeden korunmak için meyveye dokunmamak da yeterli olmuyor. Ağacın yapraklarında ve gövdesinde bulunan zehirli reçine, suyla temas ettiği an eriyerek yakıcı bir aside dönüşüyor. Aniden bastıran bir yağmurda korunmak için ağacın altına kaçan tatilciler, yapraklardan süzülen damlalar yüzünden derilerinde ağır kimyasal yanıklarla karşı karşıya kalıp hastanelik oluyor.
ZEHİRLİ DUMANI KÖR EDİYOR
Tehlikenin boyutu bununla da sınırlı değil. Kuruyan dalları temizlemek amacıyla ateşe verildiğinde, odunundan yükselen duman bile tam anlamıyla felaket getiriyor. Hava karışan zehirli dumanı solumak akciğerleri tahriş ederken, gözle teması halinde kalıcı veya geçici körlüğe yol açabiliyor.
GÖRDÜĞÜNÜZ AN UZAKLAŞIN
Bölge yetkilileri, sahillerde gezen turistlerin ve yerel halkın can güvenliği için bu ağaçların gövdelerine kırmızı bantlar çekerek özel uyarı tabelaları yerleştiriyor. Uzmanlar, tanınmayan veya üzerinde uyarı işareti bulunan hiçbir tropikal bitkiye yaklaşılmaması gerektiğinin altını çiziyor.