CHP'li belediyelere yönelik Ekim 2024'te Esenyurt Belediyesi ile başlayan operasyonlar zincirinin son halkası Ataşehir oldu.

Geçtiğimiz gün gece yarısı düzenlenen operasyonda Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ile birlikte bazı belediye bürokratları gözaltına alındı.

Gözaltı süreci devam ederken CHP, Onursal Adıgüzel için belediye binası önünde miting düzenledi.

İMAMOĞLU: ÖYLE BİR BATAKLIĞA SAPLANDILAR Kİ...

Yoğun katılımın olduğu mitingde CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mektubunu okudu.

İmamoğlu'nun mesajında öne çıkanlar özetle şöyle:

"Biz mertçe direndikçe, onlar namertçe yollara daha çok sapıyorlar. Biz, Silivri mahkemesinde yalanlarını ve iftiralarını yüzlerine vurdukça, onlar yeni kumpasların peşinde koşuyorlar. Yalanlarını daha büyük yalanlarla örtmeye uğraşıyorlar. Milletten kaçıyor, yalanlara sarılıyorlar.

Öyle bir bataklığa saplandılar ki; iftiralarını ve yalanlarını büyüttükçe, milletin gözünde küçülüyorlar.

Ülkemize dayattıkları bu adaletsiz ve çürümüş düzeni değiştireceğiz. Her birimizi hapsetseniz, dışarıda tek bir Cumhuriyet Halk Partili kalmasa bile başaracağız.

Elbette kazanacağız. Sandık kurulacak, millet mührü vuracak. Onlar kaybedecek, milyonlar kazanacak. Her şey çok güzel olacak!"

ÖZEL: AKLINIZI BAŞINIZA TOPLAYIN

İmamoğlu'nun mektubunun okunmasının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına "Selam olsun iradesine sahip çıkanlara, seçtiği belediye başkanına sahip çıkanlara" ifadeleriyle başlayan Özel, İstiklal Marşı'nda yer alan "Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım" dizelerini seslendirdi.

Özel şunları söyledi:

"İki ayrı güçlü ses birbirini beklesin, birbirini takip etsin. Önce bize bu haksızlıkları yapan, Ekrem Başkan'ın 32 yıllık diplomasını yok sayan, onun adaylığını engellemeye çalışana meydanın burası sesleniyordu. Kim yapıyordu bu kötülükleri? Diplomasız Erdoğan!"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuşmalarından satır başları şu şekilde:

"Ataşehir'de bütün imkansızlıklara rağmen hem belediyecilikte önemli işler yapan hem de Ataşehir'le birlikte adına uygun Atanın şehrinde çalışan, topluma önderlik eden, sokaktan ayrılmayan, yanınızdan ayrılmayan bir belediye başkanı olarak sizin gönlünüze taht kurmuş bir kardeşimiz.

İki yıldır Ataşehir'de gece gündüz çalışıyor ve şimdi 19 Mart darbecilerinin Anadolu yakasındaki yeni hedefi Onursal Adıgüzel. Biraz önce Emniyet Müdürlüğü'nde sorulan sorular, verilen cevaplar avukatları tarafından alındı.

Buradan ilan ediyorum, buradan söylüyorum: Onursal Adıgüzel'e ne bir ses kaydı -ki olsa ne yazar, İstanbul'da herkesin her yerde vız verdiğini ispatladı avukatlar- ama ne bir ses kaydı, ne teknik takip, ne dinleme, ne 'Onursal Adıgüzel şunu yaptı, şunu aldı, şunu sattı' diye bir söz...

Hiçbir şey yok! Öyle olunca, yani soru soramayacak durumdalar Onursal'a. Soru soramayacaklar, diyorlar ki: 'Bir suç örgütü var, başında Onursal Adıgüzel var.' O yüzden onunla bir bağlantı, bir ilinti, bir isnat, bir şüphe bulamayacağım, onun için bu işi 'örgüt' diye tanımlayacağım ve Onursal'ı ne varsa ne yoksa her şeyden sorumlu tutacağım. İşte, işte bu durum suçüstü halidir!

Onursal'a yöneltilen bir suçlama yok. Yarın buna geçmişe dönük yaparlar. Yapılan iş çok kötü bir yolu açmaktır. 23 yıllık iktidarın sonunda bu yolu açıp da giderse birileri, bu yoldan kim geçer geriye kim kalır, hesap edemezsiniz. Onun için aklınızı başınıza toplayın. Kul hakkına girmeyin.

Bu kumpasın parçası olmayın. Karıncanın kardeşi var, o da Ataşehirlilerdir. 

Yargı mensuplarına sesleniyorum. Adalet katilliği yapanlara, oraya çöken akbabalara sesleniyorum. Halk da Allah da sizden hesap soracak!

"İki yıldır Ataşehir'de gece gündüz çalışıyor ve şimdi 19 Mart darbecilerinin Anadolu yakasındaki yeni hedefi Onursal Adıgüzel. Biraz önce Emniyet Müdürlüğü'nde sorulan sorular, verilen cevaplar avukatları tarafından alındı" ifadelerini kullanan CHP Genel Başkanı şöyle devam etti:

"Buradan ilan ediyorum, buradan söylüyorum: Onursal Adıgüzel'e ne bir ses kaydı -ki olsa ne yazar, İstanbul'da herkesin her yerde vız verdiğini ispatladı avukatlar- ama ne bir ses kaydı, ne teknik takip, ne dinleme, ne 'Onursal Adıgüzel şunu yaptı, şunu aldı, şunu sattı' diye bir söz... Hiçbir şey yok! Öyle olunca, yani soru soramayacak durumdalar Onursal'a. Soru soramayacaklar, diyorlar ki: 'Bir suç örgütü var, başında Onursal Adıgüzel var.' O yüzden onunla bir bağlantı, bir ilinti, bir isnat, bir şüphe bulamayacağım, onun için bu işi 'örgüt' diye tanımlayacağım ve Onursal'ı ne varsa ne yoksa her şeyden sorumlu tutacağım. İşte, işte bu durum suçüstü halidir!"

AKP'li belediyelerde yaşanan yolsuzluklara ilişkin iddiaları ve eski Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek hakkındaki iddiaları ve belediyeye ait konutu terk etmemesini hatırlatan Özel, "Onursal'ın evine gece 1'de gittiniz. Hangi AK Partiliyi polisle, jandarmayla evden aldınız? Hangi AK Partiliyi nezarete koydunuz, hangisini savcıya çıkarıp hakkında tutuklama kararı verdiniz?" diye sordu. Özel şöyle devam etti: "İddiaların ciddiyeti CHP'ye söylenenlerin 2 katı kadar. 

Ama yapılan işlem yüzde 1'i bile değil. Bizim arkadaşlarımıza işlemediği suçtan, gizli tanıkla ya da iftiracıyla bir şey söyleyip tek bir kanıt bile bulamayanlar, İBB'nin AK Parti döneminden 52 tane iddiayı verin biz inceleyeceğiz diyip delillerin üstüne oturanlardır. Ankara Büyükşehir'deki 90'dan fazla Melih Gökçek dosyasını alıp karartanlardır. 

Bu memlekette Ankara'yı parsel parsel sattığını partisini kuranlar söylerken, Cumhurbaşkanlığı İstişare Kurulu üyeleri söylerken, AK Parti'nin aksaçlılar divanında oturanlar söylerken belediyenin makam arabasını zimmetine geçiren Melih Gökçek, belediyenin konutunu vermemek için yıllarca direnen, hiçbir kuruşun hesabını vermeyenler orada dururken tertemiz, gencecik arkadaşlarımıza bunları yapanlara bir kez daha hatırlatıyoruz. Adalet Bakanlığı bir partinin yargı kolları başkanlığı değildir. 

Siz Onursal Adıgüzel hakkında, canlı yayınlardaki 5 gazeteciye aynı anda Onursal hakkında yalan ifadeler yolladınız. Kayıtlar elimde. Eninde sonunda o gazeteciler, o yalan bilgiyi orada burada aynı anda nasıl konuştular, bu bilgi Adalet Bakanlığı'ndan nasıl servis edildi bunun da bir gün iddianamesi olacak. 

Ertesi gün iktidara yakın gazeteler nasıl aynı manşetle çıktı bir gün bunun da iddianamesi olacak. Haysiyet cellatlarına, vicdansızlara, o paçavralara iftiraları eş zamanlı yazdıranlara meydan okuyorum. Gün gelecek bunu teker teker hesabını soracak, bu alçaklığı fitil fitil burnunuzdan getireceğim."