Gaziantep’te yaşanan kan dondurucu olayda, boşanmak istediği eşinin kimyasal saldırısına uğrayan genç kadının hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Olayın ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yayımlayan Aylin Nazlıaka, şiddetin münferit bir olay olmadığını, sistemik bir koruma zafiyetinden kaynaklandığını belirtti.
Nazlıaka, kadınların boşanma ve kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olma kararlarının şiddetle bastırılmaya çalışıldığını ifade ederek şu ifadeleri kullandı:
"Artık Yeter! Gaziantep’te bir kız kardeşimiz daha, boşanma aşamasında olduğu eski eşi tarafından başına kezzap dökülerek ağır yaralandı. Şu an yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Cezasızlık ve yetersiz koruma mekanizmaları, erkek şiddetini derinleştiriyor. Kadınlar; boşanmak istedikleri, kendi hayatlarına dair karar almak istedikleri için öldürülüyor ya da ağır şiddete maruz bırakılıyor."
Aylin Nazlıaka, açıklamasının devamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a doğrudan seslenerek, olaylar yaşandıktan sonra yapılan "takipçisiyiz" açıklamalarının tek başına yeterli olmadığını savundu:
"Kadınların yaşam hakkını korumak, olaylardan sonra 'takip edeceğiz' demekle değil; önleyici politikalarla mümkündür. Cezasızlık sona ermedikçe şiddet durmayacak!"
Gaziantep’teki saldırı, Türkiye’de kadına yönelik şiddette kullanılan yöntemlerin vahşetini ve yargı süreçlerindeki caydırıcılık tartışmalarını yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı. CHP heyetinin, hastanede tedavisi süren kadının durumu ve hukuki süreci yakından takip etmek üzere bölgedeki kadın kollarını görevlendirdiği bildirildi.