Elazığ’da tarımsal sulama amacıyla artezyen kuyusu kullanan çiftçilerden beş yılda bir yaklaşık 4 bin TL ücret talep edildiği iddiası gündeme geldi. Söz konusu bedelin Doğa Koruma ve Milli Parklar Elazığ Müdürlüğü tarafından istendiği belirtilirken, çiftçiler ücretin hangi işlem karşılığında ve hangi yasal düzenlemeye dayanılarak alındığını soruyor.
ÇİFTÇİLERDEN 5 YILDA BİR 4 BİN TL
Edinilen bilgilere göre, kendi arazilerinde tarımsal sulama amacıyla artezyen kuyusu kullanan bazı çiftçilerden beş yılda bir yaklaşık 4 bin TL ödeme talep ediliyor.
Çiftçiler, söz konusu bedelin Doğa Koruma ve Milli Parklar Elazığ Müdürlüğü tarafından istendiğini ifade ederken, ödemenin hangi işlem kapsamında alındığının kendilerine açık ve anlaşılır şekilde bildirilmesini istiyor.
Elektrik, mazot, gübre ve ilaç başta olmak üzere artan tarımsal girdi maliyetleriyle mücadele eden üreticiler, kuyu kullanımı nedeniyle talep edildiği belirtilen bu bedelin de ekonomik yüklerini artırdığını dile getiriyor.
KANUNDA “HARÇTAN MUAF” HÜKMÜ
Yeraltı sularının kullanımıyla ilgili temel düzenlemeler 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun kapsamında yer alıyor. Kanunda yeraltı suyu arama, kullanma, ıslah ve tadil belgelerine ilişkin hükümler bulunuyor.
Kanunun 12’nci maddesinde ise söz konusu belgelerin herhangi bir ücret, damga resmi, harç ve sair rüsuma tabi olmadığı hüküm altına alınıyor.
Ancak çiftçilerden istendiği belirtilen yaklaşık 4 bin TL’lik bedelin doğrudan yeraltı suyu kullanma belgesi kapsamında mı, yoksa Doğa Koruma ve Milli Parklar mevzuatı çerçevesinde farklı bir izin veya işlem karşılığında mı talep edildiği henüz netlik kazanmış değil.
“BU PARA NEYİN KARŞILIĞI?”
Çiftçilerin yanıt beklediği en önemli soru ise yaklaşık 4 bin TL’lik bedelin neden beş yılda bir tahsil edildiği.
Üreticiler, kendilerine ödeme yapılması gerektiğinin bildirildiğini ancak bedelin hangi hizmet, izin veya işlem karşılığında alındığının açıkça ortaya konulmasını istiyor.
Çiftçiler, artan üretim maliyetleri karşısında ayakta kalmaya çalışırken yeni ücretlerle karşı karşıya bırakılmalarının kabul edilemez olduğunu belirterek uygulamanın hukuki dayanağının açıklanmasını talep ediyor.