Aynaya her baktığınızda cildinizde gördüğünüz, belki de yıllardır orada duran o küçük noktalar gerçekten göründükleri kadar masum mu? Çoğumuz için vücudumuzdaki benler günlük hayatın sıradan bir parçasıdır. Ancak dermatoloji dünyasından gelen uyarılar, bu küçük lekelerin bazen hayati birer erken uyarı sinyali olabileceğini gösteriyor.
Şekil değiştiren, renk tonu başkalaşan veya aniden büyüyen benler, cilt kanserinin (melanom) en sinsi belirtileri arasında yer alıyor. Peki, hangi benler tehlike saçıyor ve kendi kendimizin doktoru olmak için hangi kuralları bilmemiz gerekiyor? İşte cildinizi koruma altına alacak rehber...
RİSKLİ BENLERİ AYIRT ETMENİN ALTIN KURALI
Uzmanlar, vücuttaki benlerin düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini ve bu takip sırasında tıp dünyasında ABCDE kuralı olarak bilinen pratik bir yöntemin hayat kurtarabileceğini belirtiyor. Evde kendi kendinize yapacağınız aynadaki kontrollerde şu 5 kriteri mutlaka göz önünde bulundurmalısınız:
A - Asimetri (Asymmetry): Benin tam ortasından hayali bir çizgi çizdiğinizi düşünün. Eğer iki yarısı birbirine benzemiyorsa, yani asimetrik bir yapıya sahipse bu şüpheli bir durumdur.
B - Sınır (Border): Sağlıklı bir benin sınırları net ve düzgündür. Eğer beninizin kenarları girintili çıkıntılı, bulanık veya harita gibi düzensiz görünüyorsa dikkatli olmalısınız.
C - Renk (Color): Tek bir benin içinde birden fazla renk tonu (kahverengi, siyah, kırmızı, beyaz veya mavi) barındırması ya da zamanla renginin koyulaşması uyarı sinyalidir.
D - Çap (Diameter): Benin boyutunun 6 milimetreden (yaklaşık bir kurşun kalem arkasındaki silgi boyutundan) büyük olması risk faktörünü artırır.
E - Evrim/Değişim (Evolving): En kritik madde budur. Benin zaman içinde büyümesi, kaşınması, kanaması, üzerinde kabuklanma oluşması veya aniden ortaya çıkıp hızla değişmesi doğrudan bir uzmana başvurma nedenidir.
İYİLŞMEYEN YARALARA DA DİKKAT EDİN
Cilt kanseri her zaman var olan bir benin değişmesiyle başlamaz. Bazen cildinizde beliren ve haftalarca geçmek bilmeyen basit bir yara şeklinde de kendini gösterebilir. Sürekli aynı bölgede tekrarlayan, kabuklanan, durup dururken kanayan ve geleneksel kremlerle bir türlü iyileşmeyen cilt lezyonları basit bir tahriş olarak görülmemelidir. Bu tür inatçı yaralar da en az şüpheli benler kadar dermatolojik bir muayene gerektirir.
KONTROLSÜZ GÜNEŞ IŞIKLARI DÜŞMANINIZ OLABİLİR
Cilt hücrelerinin DNA yapısını bozarak kansere zemin hazırlayan en önemli etken, ultraviyole (UV) ışınlarıdır. Özellikle yaz aylarında, güneş ışınlarının dik açıyla geldiği 10.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe maruz kalmak risk katlanarak artar.
Güneşten korunmak sadece plajda güneşlenirken değil, günlük şehir hayatında da bir alışkanlık haline gelmelidir. Geniş spektrumlu güneş koruyucu ürünler dışarı çıkmadan önce mutlaka sürülmeli ve gün içinde yenilenmelidir.
Açık ten rengine sahip olanlar, vücudunda çok sayıda (50'den fazla) ben bulunanlar ve ailesinde daha önce cilt kanseri öyküsü olan kişilerin güneşten korunma ve ben takibi konusunda çok daha hassas olmaları gerekmektedir.
Cilt kanseri, erken dönemde fark edildiğinde tedavi başarısı ve iyileşme oranı en yüksek kanser türlerinden biridir. Bu nedenle, olası riskleri henüz yolun başındayken yakalayabilmek için hiçbir şikayetiniz olmasa bile yılda en az bir kez rutin bir dermatoloji muayenesinden geçmek hayati önem taşır. Eğer vücudunuzdaki bir bende ani bir değişim hissettiyseniz, yıllık kontrol sürenizi beklemeden derhal bir uzmandan randevu almalısınız. Cildinize kulak verin; çünkü o bazen en sessiz uyarıları en görünür yerlerde yapar