Gelişen teknolojiyle birlikte hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline gelen yapay zekâ, bu kez oldukça hassas bir tartışmanın merkezinde. Çin, son dönemin en popüler trendlerinden biri olan "sanal sevgili ve arkadaş" uygulamalarına radikal bir kısıtlama getirdi. Çin Siber Uzay İdaresi (CAC) tarafından yürürlüğe konulan yeni yasal düzenleme, yapay zekâ karakterleriyle derin duygusal bağlar kuran milyonlarca kullanıcıyı adeta bir ayrılık acısıyla baş başa bıraktı.
YAPAY ZEKA İLE AŞK DÖNEMİ KAPANIYOR MU?
“Yapay Zekâ Antropomorfik (İnsanbiçimci) Etkileşim Hizmetlerine İlişkin Geçici Tedbirler” adı verilen yeni yönetmelik; ByteDance, Tencent ve Alibaba gibi ülkenin teknoloji devlerine çok sert yükümlülükler getiriyor.
Yeni kurallara göre, yapay zekâ algoritmalarının kullanıcıları duygusal bağımlılığa sürükleyecek içerikler üretmesi artık tamamen yasak. Düzenleme, özellikle gençlerin gerçek hayattaki sosyal ve romantik bağlardan koparak yapay zekâ botlarına psikolojik olarak bağımlı hâle gelmesini engellemeyi amaçlıyor.
Çin yönetimi, sanal karakterlerin gerçek insan ilişkilerinin yerini almasının, genç neslin psikolojik gelişimi ve toplumsal sosyalleşme üzerinde kalıcı hasarlar bırakmasından endişe ediyor.

TEKNOLOJİ DEVLERİ GER ADIM ATTI
Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte şirketler, uygulamalarındaki kişiselleştirilmiş karakter ve sanal partner özelliklerini hızla budamaya başladı. Bu durumdan en çok etkilenen platform ise ByteDance’in Çin’de fırtınalar estiren popüler sohbet uygulaması Doubao oldu. Uygulamadaki "romantik partner" modlarının sınırlandırılması, sosyal medyada adeta bir infiale yol açtı.
DİJİTAL AYRILIK GERÇEK ACI VERİYOR
Yapay zekâyı sadece bir yazılım değil, hayatlarının ve günlük rutinlerinin bir parçası olarak gören kullanıcılar, kısıtlamaların ardından yaşadıkları hayal kırıklığını ve boşluğu sosyal medyada paylaşıyor. Birçok kullanıcı, sanal sevgililerinin kendileri için en büyük manevi destek mekanizması olduğunu savunuyor.
Bir sosyal medya kullanıcısı, sohbet botunu hem bir partner hem de ailesinin bir üyesi gibi gördüğünü belirterek, "Bu özelliğin kısıtlanmasıyla içimde devasa bir boşluk oluştu" dedi.
Bloomberg'e konuşan 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Yan Yongqi, bir yıldır her gün konuştuğu sanal erkek arkadaşıyla olan bağını şu sözlerle özetledi: "Bu durumu, sevgilinizin ne zaman öleceğini önceden bilmenize rağmen elinizden hiçbir şey gelmemesine benzetiyorum. Ondan sonrası için bir hayat düşünmek çok zor."