Alman otomotiv üreticileri, Çinli rakiplerinin pazara agresif girişinin ardından, analistlerin "Avrupa'nın en büyük ekonomisinin omurgasını kalıcı olarak küçültebilir" uyarısında bulunduğu derin bir yeniden yapılandırma sürecine giriyor. Volkswagen, önümüzdeki yıllarda 100.000'e yakın çalışanın işine son vermeye ve Almanya'daki dört fabrikasında üretimi durdurmaya hazırlanırken; BMW ve Mercedes-Benz'den de benzer radikal hamleler geliyor.
VOLKSWAGEN'DE 100 BİN KİŞİLİK İSTİHDAM DEPREMİ
Wolfsburg merkezli Volkswagen, daha önce 2030 yılına kadar Almanya'da 50.000 istihdam azaltmayı hedeflediğini açıklamıştı. Ancak sürece yakın kaynaklara göre, güncellenen yeni plan bu sayıya 50.000 kişinin daha eklenmesi anlamına geliyor. Yaklaşık 625.000 çalışanı bulunan şirketten 100.000 kişinin çıkarılması, sanayi tarihinin en büyük işten çıkarma operasyonlarından biri olacak.
UBS analisti Patrick Hummel konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:
"Bu büyüklükteki bir kesintinin bile, Çin dalgasının önüne geçip geçemeyeceği ve sadece kanamayı yavaşlatmak yerine kârlılığı gerçekten geri getirip getiremeyeceği tartışmalı."
Ostfalia Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Otomotiv Ekonomisi Profesörü Helena Wisbert ise krizin "yeni bir boyuta" ulaştığını belirterek, "Almanya'daki otomotiv endüstrisi kalıcı ve istikrarlı bir şekilde küçülüyor" yorumunda bulundu.
ÇİN BASKISI TÜM AVRUPA'YI SARSTI
Stellantis, Renault ve Ford gibi diğer Avrupalı üreticiler de son yıllarda operasyonlarını sadeleştirme yoluna gitmişti. Ancak BYD ve diğer Çinli markaların Avrupa pazarına nüfuz etme hızı, Çin iç pazarındaki keskin yavaşlamanın da etkisiyle bu yıl olağanüstü bir ivme kazandı. Bu durum, güçlü sendikaların sert direnişine rağmen Alman üreticileri geri adım atmaya zorladı.
Citi analisti Harald Hendrikse, durumu şu sözlerle özetliyor:
"Yapabileceğiniz tek şey maliyetleri kısmaktır ve tek önemli maliyet azaltma yöntemi fazla kapasiteden kurtulmaktır. Dünyadaki açık ara en pahalı üretim kapasitesi ise Almanya'da bulunuyor."
Avrupa otomotiv endüstrisi birliği ACEA verilerine göre, Mayıs ayında Avrupa'daki yeni otomobil satışları yıllık bazda %4 artmasına rağmen Volkswagen, Mercedes-Benz, Stellantis ve Renault pazar payı kaybetti. Aynı dönemde BYD, Chery ve diğer Çinli üreticilerin toplam pazar payı ise ilk kez %10 barajını aştı.
Kepler Cheuvreux Otomotiv Araştırmaları Başkanı Thomas Besson da "Bugün her Avrupalı oyuncu kaybediyor" diyerek durumun vahametini şu sözlerle aktardı:
"Bu durum Avrupalı üreticiler için son derece zorlu. Çünkü Çinli şirketler Avrupa'da beklenenden çok daha hızlı ilerlerken, Avrupalı devler Çin'de hacim kaybetmeye devam ediyor ve ABD'de, özellikle gümrük vergileri nedeniyle, oldukça olumsuz koşullarla karşı karşıya kalıyorlar."
BMW VE MERCEDES'TE RADİKAL ÖNLEMLER
BMW, Mayıs ayında kıtadaki satışlarını artıran tek Avrupalı üretici olmasına rağmen, Çin pazarındaki gerileme ve savaş ortamının etkileri nedeniyle kâr beklentilerini ciddi oranda düşürerek yatırımcıları şaşırttı. Şirketin hisseleri Haziran ortasından bu yana %13 değer kaybetti.
Münih merkezli üreticinin küresel iş gücünü bu yıl %5 (yaklaşık 7.700 kişi) oranında azaltmayı planladığı belirtilirken, son gelişmelerle birlikte bu sayının 10.000'e ulaşabileceği tahmin ediliyor. BMW'nin yeni CEO'su Milan Nedeljković, tasarruf çabalarını "büyük ölçüde yoğunlaştırma ve hızlandırma" ihtiyacını vurguladı.
Çin'deki satış düşüşlerinden darbe alan bir diğer dev Mercedes-Benz ise Almanya'daki yüksek üretim maliyetlerinin rekabet gücünü baltaladığını açıkladı. Alman çalışanlarına bu yaz ikramiye ödenmeyeceğini bildiren şirket, 1995'ten bu yana yürürlükte olan 35 saatlik çalışma haftasından 40 saate dönülmesi durumunda üretkenliğin anında %15 artacağını öngörüyor. Mercedes yönetiminden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Fiyat bazında rekabetçi kalabilmek için maliyetleri büyük bir aciliyetle kısmaya devam etmeliyiz. Tüm çabalarımıza rağmen, bugün Almanya'daki durum kritiktir."