Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) bulunan ünlü Mojave Çölü’nde 2020 yılında meydana gelen ve yaklaşık 17 bin hektarlık devasa bir alanı küle çeviren Sima Dome yangını, bölge ekosistemine ağır bir darbe vurmuştu. Yangında, bölgenin simgesi olan ve dünyada nadir bulunan Joshua ağaçlarının tahminen 1 milyon 300 bini yanarak yok olmuştu. 

Bilim insanları, bu büyük yıkımın ardından çöl ekosisteminin can damarı olan yer altındaki mantar topluluklarının da yok olmasından endişe ediyordu. Ancak bölgeden gelen son veriler, doğanın mucizevi direnişini gözler önüne serdi.

YANGINDAN SONRA MANTARLAR ÇOĞALMAYA BAŞLADI

Kaliforniya Üniversitesi Riverside kampüsünden mikolog (mantar bilimci) ekolog Sidney Glassman liderliğindeki bir araştırma ekibi, yangının hemen ardından bölgede başlattığı incelemelerde şaşırtıcı bir keşfe imza attı. 

Yangından sadece iki hafta sonra başlayan ve üç yıl boyunca devam eden toprak analizleri, yer altındaki simbiyotik (ortak yaşar) mantar ağının büyük ölçüde hayatta kaldığını ve hatta yangın sonrasında çoğalmaya başladığını ortaya koydu. 

Kaynak olarak ekle

Bilim insanları, çölde bitkilerin birbirinden uzak ve seyrek mesafelerle yetişmesinin, alevlerin yer altındaki bu hassas kök ve mantar sistemine tamamen ulaşmasını engellediğini belirtiyor.

AĞAÇLARI KURAKLIKTAN KURTARIYORDU 

Yer altındaki bu mantar ağları, kurak çöl ortamında bitkiler için adeta birer yaşam destek ünitesi görevi görüyor. Bitkilerin topraktan su ve besin maddelerini emmesine yardımcı olan bu organizmalar, aynı zamanda onları hastalıklardan ve şiddetli kuraklık gibi çevresel stres faktörlerinden koruyor.

Yangında kaktüsler, çöl otları ve diğer bazı dirençli bitki türlerinin hayatta kalması da yer altındaki bu mikroskobik canlı topluluğunun beslenmeye ve yaşamaya devam etmesini sağladı. 

Uzmanlar, bazı organizmalar ölse bile, yangın gibi felaketlerden faydalanıp sonrasında güçlenen ve ekosistemi yeniden ayağa kaldıran mikroorganizmaların her zaman var olduğunu vurgulayarak durumun sanıldığı kadar umutsuz olmadığını ifade ediyor.

JOSHUA AĞAÇLARININ BÖLGEDE ESKİ HALİNE DÖNMESİ BEKLENMİYOR 

Öte yandan, küle dönen devasa Joshua ağacı popülasyonunun eski haline dönmesi kısa vadede mümkün görünmüyor. Yeni yetişen fidanlar; kemirgenler, kuraklık ve yükselen sıcaklıklar gibi ciddi tehditlerle karşı karşıya kalıyor. 

Uzmanlar, bir fidanın toprağa tutunup büyümeye başladıktan sonra, çölün acımasız kuraklığına dayanabilmesi için yer altındaki bu mantarlarla mutlaka bağ kurması gerektiğine dikkat çekiyor. 

Küresel iklim değişikliği ve sera gazı emisyonlarının bu şekilde devam etmesi halinde, Joshua ağaçlarının 2100 yılına kadar yaşam alanlarının yüzde 80'ini kaybedebileceği tahmin ediliyor.