Bilim insanlarının gerçekleştirdiği güncel simülasyon çalışmaları, milyonlarca güneş panelinin bölgedeki yerel iklimi nasıl etkilediğini ortaya koydu. Çölün doğal olarak güneş ışığını yansıtan açık renkli yapısı, koyu renkli güneş panelleri nedeniyle ısıyı emen bir merkeze dönüşüyor.

YÜZEY VE ATMOSFER ARASINDAKİ ISI DENGESİ BOZULUYOR

Çöl kumu güneş enerjisinin büyük bir kısmını atmosfere geri yansıtırken, güneş panelleri tam tersi bir etkiyle bu enerjiyi emiyor. Panellerin emdiği fazla ısı, doğrudan üzerlerindeki havaya salınarak yüzey ile atmosfer arasında daha güçlü bir sıcaklık farkı yaratıyor.

Oluşan bu sıcaklık farkı, havayı normalden daha hızlı bir şekilde yükselmeye zorluyor. Sıcak hava yükselirken beraberinde taşıdığı nemi de üst katmanlara taşıyor, bu durum ise çöl üzerinde beklenmedik atmosferik hareketleri tetikliyor.

YOĞUN YAĞMUR BULUTLARI OLUŞUYOR

Normal şartlar altında çölde bulunan nem, bulut oluşumu için yeterli seviyede değildir. Ancak güneş panellerinden kaynaklanan hızlı hava akımı, yüksek irtifalara ulaştığında soğuyarak içindeki nemin yoğunlaşmasını sağlıyor.

Bu yoğunlaşma süreci, bölgede yoğun yağmur bulutlarının oluşmasına zemin hazırlıyor. Uzmanlar, güneş panellerinin havada yeni bir nem yaratmadığını, ancak mevcut nemin hareket şeklini radikal bir biçimde değiştirerek gözle görülür hava olaylarını tetiklediğini belirtiyor.

"GERİ BESLEME DÖNGÜSÜ" TEHLİKESİ

Bilimsel modeller, çöl bölgelerindeki büyük ölçekli enerji santrallerinin yerel iklimi değiştirebileceğini ve bazı durumlarda yağış miktarını kalıcı olarak artırabileceğini gösteriyor. Artan yağışlar zamanla daha fazla bitki örtüsünün yeşermesine neden olabilir.

Bu yeni bitki örtüsü ise yüzeyin ısıyı ve nemi tutma biçimini daha da değiştirerek "geri besleme döngüsü" olarak adlandırılan bir süreci başlatıyor. Uzmanlar, bu etkinin uzun vadeli ve geri döndürülemez çevresel değişikliklere yol açabileceği konusunda uyarıyor.