İsrail'in Negev Çölü'nde çölleşmeyi durdurmak amacıyla 65 yıl önce dikilen 4 milyon ağaçlık Yatir Ormanı, beklenenin aksine bölgesel ısınmayı artıran bir yapıya dönüştü. Başlangıçta başarılı bir karbon yutağı ve ekolojik kurtuluş olarak görülen devasa proje, yüzey sıcaklığını yükseltmesi ve yerel canlı türlerini yok etmesi nedeniyle ciddi eleştirilerin merkezine yerleşti.

Weizmann Bilim Enstitüsü uzmanları tarafından dünyanın en çok incelenen ekolojik alanlarından birine dönüşen 31 kilometrekarelik ormanda, ağaçlar hiçbir yapay sulama olmadan hayatta kalmaya çalışıyor. Ancak iklim değişikliğinin getirdiği aşırı kuraklık ve su stresi, bölgedeki çam ağaçlarının toplu halde kurumasına neden oluyor.

4 MİLYON AĞAÇ BÖLGENİN DOĞAL EKOSİSTEMİNİ NASIL BOZDU?

Ağaçlandırma çalışmaları kapsamında bölgeye dikilen ağaçların yüzde 90'ını kuraklığa dayanıklı Halep çamları oluşturuyor. İsrailli çevreciler, sonradan oluşturulan bu çam ormanının bölgenin orijinal bitki örtüsü olan kuru iklim çalılarını ve otlaklarını tamamen yok ettiğini belirtiyor.

Çöl koşullarında evrimleşmiş kuşlar, sürüngenler ve küçük memeliler, doğal bitki örtüsünün yerini çam ağaçlarının almasıyla yaşam alanlarını büyük oranda kaybetti. Uzmanlar, çorak görünen bir alana ağaç dikmenin her zaman ekosistemi iyileştirmediğini, mevcut hassas dengeyi tamamen ortadan kaldırabileceğini vurguluyor.

Kaynak olarak ekle

YAPAY ORMAN BÖLGEYİ SOĞUTMAK YERİNE NEDEN DAHA FAZLA ISITIYOR?

Projenin bilim dünyasında en çok tartışılan yönünü, ormanın yarattığı "iklim paradoksu" oluşturuyor. Koyu renkli çam ağaçlarının oluşturduğu geniş örtü, çölün açık renkli doğal zeminine kıyasla çok daha fazla güneş radyasyonunu emerek yüzeyin eskisinden daha fazla ısınmasına yol açıyor.

Albedo etkisi adı verilen bu durum, ağaçların atmosferden emdiği karbonun sağladığı iklim faydasını ciddi şekilde dengeliyor. Mevcut tablo, yarı kurak bölgelere kontrolsüz ağaç dikiminin iklim dengesi açısından tek başına yeterli ve kesin bir çözüm olmadığını kanıtlıyor.