Çöl zeminine veya kumsal arazilere isabet eden yıldırımlar, taşıdığı 30 bin santigrat derecelik ısıyla silika taneciklerini saniyeler içinde eriterek "fulgurit" (yıldırım taşı) adı verilen doğal cam tüpler oluşturuyor. Güneş yüzeyinin katbekat üzerindeki bu sıcaklık, elektrik akımının toprağa girdiği hat boyunca yayılarak yerin altında yıldırımın izini birebir kopyalayan sert ve kırılgan yapılar bırakıyor.

30 BİN DERECELİK ISI KUMU NASIL KATI CAMA DÖNÜŞTÜRÜYOR?

Bir yıldırım kumlu bir araziye veya açık bir çöle düştüğünde, taşıdığı devasa enerji kum taneciklerinin silika yapısını milisaniyeler içinde eriterek sıvı hale getiriyor. Elektrik akımı yerin altına doğru kök salarak ilerlerken, eriyen kum tanecikleri akımın izlediği kanal boyunca hızla katılaşıyor ve içi boş, dallı budaklı heykelsi cam borular meydana getiriyor.

Jeologlar ve arkeologlar tarafından yürütülen kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan fulgurit parçaları, yıldırımın yer altındaki elektrik rotasını birebir kopyalayan sert, şeffaf ve son derece kırılgan doğal cam kökler olarak kayıtlara geçiyor. Fiziksel yapısıyla heykelimsi formlar sergileyen bu kalıntılar, elektrik akımının yer altındaki yayılma yönünü ve toprağın mineral bileşimini bozulmadan günümüze taşıyor.

FULDURİT OLUŞUMU HANGİ ALANLARDA GÖZLEMLENİR?

Söz konusu jeolojik dönüşüm çoğunlukla silis oranı yüksek açık çöl alanlarında ve sahil kumsallarında meydana gelirken, deşarjın gücüne bağlı olarak tabakanın metrelerce derinliğine kadar uzanabiliyor. Yüksek voltajlı elektriksel boşalma ile kumun ani termal birleşimi, yıldırımın yeryüzünde bıraktığı en somut ve kalıcı jeolojik fosiller arasında değerlendiriliyor.

Kaynak olarak ekle