Dünya’nın en kurak bölgelerinden biri kabul edilen Atacama Çölü, bu yıl sıradışı meteorolojik gelişmeler ve tarihi bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Büyük Okyanus ile Ant Dağları arasında 1000 kilometreden fazla uzanan bölgede, son yağışların ardından hem kar yağışı hem de geniş çaplı bir çiçeklenme dönemi başladı.
YAKLAŞIK 10 KATINA ULAŞTI
Sahra Çölü’nde yıllık ortalama yağış 75 mm seviyesindeyken, Atacama’da genel ortalama 15 mm, bazı iç bölgelerde ise yıllık 1 ila 3 mm arasında seyrediyor. Coğrafi konumu gereği Ant Dağları’nın doğudan gelen nemli havayı engellemesi ve kıyıdaki soğuk Humboldt Akıntısı’nın bulut oluşumunu önlemesi nedeniyle aşırı kurak bir iklime sahip olan bölgede, Ağustos 2026’da nadir görülen bir atmosferik sistem etkili oldu.
NASA uyduları, kar yağışının Ant Dağları’ndan çölün iç kesimlerine doğru ilerlediğini belgeledi. Şiddetli kar ve rüzgar nedeniyle ALMA Astronomi Kompleksi faaliyetlerine geçici olarak ara verdi. Yağışlar kapsamında Taltal bölgesine üç günde yaklaşık 40 mm yağmur düştü. Yıllık ortalamanın yaklaşık 10 katına ulaşan bu miktar, bölgede sel ve çamur kaymalarına yol açtı.
15 BİN KİLOMETRELİK ÇİÇEKLENME BEKLENTİSİ
Discover Wildlife verilerine göre, toprak altında uykuda bekleyen tohumların uyanması için gerekli yağış ve soğuk saat süresinin gerçekleşmesiyle "çölün çiçek açması" süreci başladı. Şili Ulusal Orman Kurumu, Ağustos ayındaki yoğun yağışların ardından 200’den fazla çiçek türünün açacağını ve etkinliğin 15.000 km²’lik bir alanı kapsayabileceğini duyurdu. Eylül başında ilk örnekleri görülen çiçeklenmenin, Ekim ayının ikinci yarısında zirve noktasına ulaşması öngörülüyor.
Bünyesinde flamingolar, Humboldt penguenleri, sinek kuşları, tilkiler, viskachalar, kertenkeleler ve çeşitli böcek türlerini barındıran Atacama Çölü'nde, okyanustan gelen yoğun sisin ulaştığı alanlarda da doğal bitki vahaları varlığını sürdürüyor.