Mısır, ülke genelindeki tarım alanlarını genişletmek ve gıda güvenliğini sağlamak amacıyla "Yeni Delta" adı verilen kapsamlı altyapı projesini hayata geçiriyor. Kamuoyunda "Yeni Nil" olarak da anılan proje, Nil Deltası'nda daha önce kullanılmış drenaj sularını arıtıp çöl platosuna taşıyarak yaklaşık 9 bin 240 kilometrelik alanı tarıma açmayı hedefliyor.
SİSTEM YERÇEKİMİNİN AKSİNE İŞLİYOR
"Yeni Nil" ifadesi bir pazarlama tanımı olarak öne çıkarken, proje yapay bir nehir yatağı içermiyor. Çalışma; tüneller, kapalı kanallar ve terfi istasyonlarından oluşan 300 kilometrelik bir su taşıma ağına dayanıyor.
Eski Nil Deltası'ndan Akdeniz’e dökülen atık suları toplayan sistem, suyun doğal akış yönünün aksine, yüksek rakımdaki çöl bölgelerine doğru pompalama yapıyor. Suyu yukarı taşımak ve arazinin doğal eğimini aşmak amacıyla hatta 19 büyük pompa istasyonu kuruldu. Pompalama sisteminin enerji ihtiyacını karşılamak üzere projeye özel yaklaşık 2.000 megavat kapasiteli güç üniteleri tahsis edildi. Taşınan suyun çöl sıcaklarında buharlaşarak kaybolmasını önlemek için ise güzergahın belirli bölümleri kapalı ve yeraltı tünelleri şeklinde inşa edildi.
GUINESS REKORLAR KİTABI'NA GİREN ARITMA TESİSİ
Sistemin merkezinde, El Hammam bölgesinde yer alan Yeni Delta Su Arıtma Tesisi bulunuyor. Saniyede 86,8 metreküp (günlük 7,5 milyon metreküp) su işleme kapasitesine sahip olan tesis, bu hacmiyle kapasite bakımından "dünyanın en büyük su arıtma tesisi" olarak Guinness Dünya Rekorları'na girdi.
MISIR'IN ÇÖL PROJESİNE YÖNELME NEDENLERİ
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre Mısır, su ihtiyacının yaklaşık %97'sini Nil Nehrinden karşılıyor. Nüfus artışı, kentleşme ve iklim değişikliği gibi faktörler su kaynakları üzerindeki baskıyı artırırken, şehirlerin büyümesi geleneksel tarım arazilerinin azalmasına yol açıyor.
Mısır hükümeti, proje kapsamında 2,2 milyon feddan (yaklaşık 9 bin 240 kilometrekare) çöl arazisini ekilebilir hale getirmeyi planlıyor.
Proje planlamasına göre, Nil Vadisi’ndeki killi topraklarda geleneksel buğday ve mısır ekimi sürdürülecek. Arıtılmış suyla sulanacak kumlu çöl topraklarında ise bölge koşullarına daha uyumlu olan şeker pancarı gibi alternatif ürünlerin yetiştirilmesi hedefleniyor.