Avrupa Birliği, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası hızlanan enerji dönüşümüyle birlikte doğalgaz tedarikinde rotasını Afrika’ya doğru genişletiyor. Rus gazına bağımlılığı azaltma hedefi doğrultusunda Kuzey ve Batı Afrika’dan yeni arz koridorları giderek daha stratejik hale geliyor. 2021’de AB’nin doğalgaz ithalatında yüzde 45 olan Rusya payı, 2025 itibarıyla yüzde 12 seviyelerine kadar geriledi. Bu düşüş, alternatif tedarik hatlarını daha kritik hale getirdi.
Bu yeni dönemde Afrika merkezli iki büyük boru hattı projesi dikkat çekiyor. Trans-Sahra Doğalgaz Boru Hattı ve Afrika-Atlantik (Nijerya-Fas) Boru Hattı. Her iki proje de Nijerya’nın zengin gaz rezervlerini Avrupa pazarına ulaştırmayı hedefliyor ancak farklı güzergâh ve stratejilerle ilerliyor.
TRANS-SAHRA HATTI: SAHRA ÜZERİNDEN AVRUPA’YA
Trans-Sahra Boru Hattı, Nijerya’dan başlayarak Nijer üzerinden Cezayir’e uzanmayı ve buradan Akdeniz üzerinden Avrupa’ya bağlanmayı amaçlıyor. Yaklaşık 4.000 kilometreyi aşan hat, yılda 30 milyar metreküpe kadar gaz taşıma kapasitesiyle tasarlandı.
Cezayir tarafı projede inşaat sürecine başlarken, hattın en kritik bölümlerinden biri olan Nijer ayağında takvim daha yavaş ilerliyor. Güvenlik riskleri, siyasi istikrarsızlık ve çöl koşulları, projenin en önemli zorlukları arasında yer alıyor.
ATLANTİK HATTI: BATI KIYISINDAN AVRUPA BAĞLANTISI
Diğer büyük proje olan Nijerya-Fas hattı ise Afrika’nın batı kıyısını takip ederek 13 ülkeyi kapsayan daha uzun bir güzergâh öngörüyor. Yaklaşık 6.900 kilometrelik bu rota da yıllık 30 milyar metreküp kapasiteye sahip.
Bu hat yalnızca ihracata değil, aynı zamanda geçiş ülkelerinin yerel gaz kullanımına da imkan tanıyacak şekilde planlanıyor. Böylece proje, sadece Avrupa’ya enerji taşıyan bir koridor değil, aynı zamanda bölgesel kalkınma aracı olarak da görülüyor.
BORU HATLARININ MALİYETİ NE KADAR?
Her iki boru hattı da çok yüksek maliyetler gerektiriyor. Trans-Sahra projesi milyarlarca dolarlık bir yatırım olarak değerlendirilirken, Atlantik hattının maliyetinin yaklaşık 25 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.
Bu büyüklükteki projeler; devletler, uluslararası yatırımcılar ve çok taraflı finans kuruluşlarının ortak finansmanını zorunlu kılıyor. Siyasi garanti eksikliği ve uzun vadeli gelir paylaşımı belirsizlikleri ise süreci yavaşlatan temel faktörler arasında.
BİRÇOK ÜLKE ENERJİ AĞI KURUYOR
Cezayir, mevcut Akdeniz ihracat altyapısını güçlendirerek Avrupa’daki payını artırmayı hedeflerken Fas, Batı Afrika’yı Atlantik üzerinden Avrupa’ya bağlayacak daha geniş bir enerji ağı kurmayı amaçlıyor.
Bu iki farklı yaklaşım, Afrika kıtasında yeni bir enerji rekabeti yaratırken Avrupa’nın arz güvenliği stratejisinin de yönünü belirliyor.
Doğalgaz kısa vadede geçiş yakıtı olarak görülse de Avrupa’nın iklim hedefleri uzun vadede talebin azalabileceğine işaret ediyor.