Eski Dışişleri Bakanı, Başbakan, AKP Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, partisinden ihraç edileceğini bildiği için istifa etti. Gelecek Partisi’ni (GP) kurdu. AKP’den niçin ayrıldığını sözlerini sakınmadan her fırsatta açıkladı. Bu sözlerinden dolayı Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla savcı karşısına çıkacağı hiç aklına bile gelmemişti. Onu da yaşadı. Çünkü eski Başbakanın, Dışişleri Bakanının, aynı partinin genel başkanının Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla yargılanması ilk kez oluyordu.

Şu günlerde Türkiye gündemi daha çok adliyelerden çıkıyor. Son iki günde baktığımızda Gülistan Doku soruşturması kapsamında ABD’de FBI tarafından ifadesi alınan Umut Altaş, Doku’nun otomobil içinde öldürüldüğüne tanık olduğunu söyledi. Oysa daha önce böyle net bir açıklaması yoktu. Adalet Bakanlığı, eski MİT Mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun Ergenekon Davası kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri F Tipi Cezaevinde ölümüyle ilgili olarak 10 infaz koruma memurunun gözaltına alındığını, bir kişinin firari olduğu açıkladı. Aynı gün Melih Gökçek’in oğlu ve gelini ile eski Başbakan Ahmet Davutoğlu adliyede ifade verdi. Belediyelerle ilgili gözaltılar, tutuklamalar da bunların cabası...

O KONUŞMAYI YAPAN KİŞİ ANLATTI

GP Genel Başkanı olarak Davutoğlu, Bingöl’ün Genç ilçesinde Muhsin Yazıcıoğlu Parkında vatandaşlarla sohbet ediyordu. Çok sakin geçen sohbet, AKP Üyesi Ayhan Argın’ın eski Başbakanı geçmişte yaptığını öne sürdüğü konuşmalar nedeniyle eleştirdi. Davutoğlu, iddia edildiği gibi konuşmasının olmadığını söylese de, Argın iddiasını sürdürdü, Davutoğlu sinirlendi.

Dün, Ayhan Argın’la telefonla konuştuk. Davutoğlu’nun, Cumhurbaşkanı hakkında hoş olmayan sözler söylediğini, buna karşı çıktığı için kendisinin susturulmak istendiğini öne sürdü. Argın olayı şöyle anlattı:

Kaynak olarak ekle

“Ben Davutoğlu’na daha önce Cumhurbaşkanı, damadı ile ilgili sözlerini hatırlatırken bir art niyetim yoktu. İftirada bulunduğunu düşündüğüm için Davutoğlu’na hakkımı helal etmiyorum. Sanki birileri beni o sözleri söylemem için parayla tutulmuş gibi anlaşılıyor. Oysa benim soru sormakta art niyetim yoktu. O soruları sorduğum ve sözlerine karşı çıktığım için pişmanlığım yok. Benim saldırganlığım da olmadı. Benim için ‘provokatör’ dedi. Kendisine de kendimi de bu sözleri yakıştıramıyorum.

Ben, halen AK Parti üyesiyim. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımıza yapılan iftiraya karşı çıktım. Davutoğlu’na bu kapsamda sorular sordum. Sözleri bana göre de hakaretti. Ben bu konuyu herhangi bir makama şikâyet etmedim. Yani konu benim dışımdadır.”

ADLİYEYE NİÇİN ÇAĞRILDI?

Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla savcılığa davet edildi. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, kapatılan GP’nin eski yöneticilerinden avukat Ayhan Sefer Üstün, Hasan Seyman, Emrah Kılıç, Basın Danışmanı Ufuk Karcı da eski Başbakanı yalnız bırakmadı.

İfadesinin hemen ardından Davutoğlu, yazılı açıklama yaptı. Bunun dışında yerli ve yabancı basına hiç konuşmayacağını memleketimizi yabancılara şikâyet etmeyeceğini belirtti. Seyman, “Davutoğlu’nun konuşmasında Anayasa’ya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına göre hakaret unsuru yoktur. Cumhurbaşkanının itibarına yönelik saldırı, üçüncü kişilere gözdağı söz konusu değildir. O gün söylediklerinin bugün de arkasındadır” dedi.

Eski Başbakan, GP Genel Başkanı olarak 2021 yılının Eylül ayında Bingöl’e, Adaklı’ya, Solhan’a gitti. Bir vatandaş Davutoğlu’nu adeta sorguladı. İşte, Davutoğlu’nun ifadeye çağrılması şu diyalog nedeniyle gerçekleşti:

VATANDAŞ HAKEM OLSUN

AKP’nin kurucularından olduğunu belirten Ayhan Argın, Davutoğlu’na “Başbakanlık yapmış birisiniz. Soracağım soruları vatandaş da dinlesin, hakem olsun. Başbakanlık döneminde hataları gördüğünüz zaman elinizi kaldırıp niçin itiraz etmediniz?” dedi. Konuşma şöyle sürdü:

-Davutoğlu: Hatalarını gördüğüm zaman itiraz ettim.

Argın: Hayır, kamuoyu, biz görmedik.

-Bak bak, dinle beni o zaman, görememişsin.

- İstifa ettiğinizde bu ‘partiye, Cumhurbaşkanına ihanet edersem, benim yüzüme tükürün’ demiştiniz.

-Benim öyle bir sözüm yok. O, alçakça bir yalan. Ayhan Bey, dinleyin, söyleyeyim ben size. Arkadaşlar, bir dakika, ben cevap vereyim.

MİLYARLAR KATARDIM

- Vatandaş olarak biz size güvenseydik zaten sizin buraya gelmenize gerek yoktu. Biz güvenmiyoruz.

- Benim dediğim şu: Hayatımda yalan söylemedim ben, yüzüme tükürme ifadesi yok, ihanet ifadesi yok. ‘Cumhurbaşkanıyla, ailesiyle hukukumu korudum. Onlar benimkini korumadılar, aileme, bana baskı yaptılar, kitaplarımı yasakladılar, konferanslarımı yasakladılar, benim üniversitem diye bir üniversiteyi kapattılar barbarca. Öyle yüzüme tükür ifadesi falan yok.

O dönemde de kamuoyunun önünde ‘Hırsızlık yapan olsa kolunu kırarım. Kardeşim olsa itiraz ettim. İtiraz etmeseydim ne olurdu biliyor musun? Benim Başbakanlığım falan elimden gitmezdi. Otururdum, milyarlarıma milyar katardım. Benden sonraki başbakan gibi milyarlarıma milyar katardım.

‘HARAM LOKMA YEMEYİN’ DEDİM

Benden sonraki bakanlar gibi bir kuruşluk haram lokma yemedim. Onlara da ‘Haram lokma yemeyin’ dedim. Yediler, çevrelerini zengin ettiler, damadını bakan yaptı, akrabalarını zengin etti. Beş tane müteahhide Türkiye’yi peşkeş çekti. Sen de bana, ‘Sen hocasın, sus mu?’ diyorsun? Onlar milletin hakkına, hukukuna riayet etmezse... Onlar milletin hukukuna dikkat edip yetim malı yemeselerdi, ben de onların hukukuna dikkat ederdim. Ama onlar milletin hukukunu çiğnedi, ben de onlara hakkı, adaleti söyledim.”

Davutoğlu’nun sözlerinin ardından bir vatandaş, “Önceki gün bakan buradaydı. Bakan niye bu parka gelip oturmadı, derdimizi dinlemedi?” diye sordu. Park toplantısı gerilmeye başlamıştı. Ayhan Argın’a tepki gösterenler de çoğaldı. Az sonra da Davutoğlu oradan ayrıldı.

Adliyeye çağrılabilir. Ama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi kararlarını, siyasilerin en ağır ve acımasızca eleştirilebileceği yolundaki kararlar da unutulmamalı.