Deutsche Bank, küresel piyasalardaki mevcut fiyatlamaların gerçeklikten uzak, aşırı iyimser varsayımlara dayandığı konusunda yatırımcıları uyardı. Bankanın müşterilerine gönderdiği raporda makro stratejist Henry Allen, hisse senetlerinin rekor seviyelerde bulunduğunu ve riskli varlıkların canlı bir seyir izlediğini ifade etti.
Allen, merkez bankalarının faiz artırımlarını neredeyse tamamladığı ve emtia piyasalarının arz şoklarını sınırlı gördüğü yönündeki tahminlerin, piyasaların her şeyin yolunda gittiği kusursuza yakın bir senaryoyu fiyatladığını vurguladı. Bu durumun sürdürülebilir bir denge oluşturmadığına dikkat çekildi.
BÜYÜME GÜÇLÜ KALIRSA FAİZ BASKISI ARTAR
Bankanın ilk senaryosuna göre, ekonomik büyümenin güçlü kalması finansal koşulların daha da gevşemesine yol açabilir. Bloomberg, ABD finansal koşullar endeksinin yakın dönemde 1996'dan bu yana en gevşek seviyesine ulaştığı belirtilirken, manşet ve çekirdek enflasyonun çoğu büyük ekonomide hedeflenen seviyelerin üzerinde kaldığı hatırlatıldı. Bu ortamda merkez bankaları üzerinde daha hızlı faiz artırımı baskısı oluşabilir.
Piyasaların Fed'in yalnızca tek bir faiz artırımı fiyatlandığına değinilen raporda, tarihsel olarak tek bir artırımla tamamlanan faiz döngülerinin nadir görüldüğü kaydedildi. Ancak enflasyonun hedeflerin üzerinde seyretmesi, bu iyimserliğin risk taşıdığını gösteriyor.
BÜYÜME YAVAŞLARSA VARLIK DESTEĞİ ZAYIFLAR
İkinci senaryoda büyümenin yavaşlaması durumu ele alındı. Allen, bu durumda riskli varlıklara verilen desteğin zayıflayacağını belirtti. Banka, bunun için mutlaka bir resesyon gerekmediğini, 2015-16 dönemindeki düzeltmeleri ve 2022 yılındaki ayı piyasasını örnek gösterdi.
Petrol piyasalarında da Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasına rağmen fiyatların son zirvelerin altında seyrettiği ve vadeli işlem eğrisinin aşağı yönlü bir eğim gösterdiği açıklandı. Banka, arz şoklarının mevcut sorunu derinleştirdiğini ekledi.
Deutsche Bank değerlendirmesinde, meydana gelebilecek yeni bir şokun hisse senetleri ile tahvil piyasalarını eş zamanlı olarak olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Mevcut dengenin hata payı bırakmadığı vurgulanarak, yatırımcıların dikkatli olması gerektiği belirtildi.