Dünyanın en büyük ikinci buz kütlesi olan Grönland, 2002 yılından bu yana her yıl ortalama 264 gigaton buz kaybediyor.
İlk bakışta sadece bir istatistik gibi görünen bu devasa erime, küresel deniz seviyelerini doğrudan yükselterek kıyı ekosistemlerini tehdit ederken, bilim insanları, bu kaybın arkasında sadece ısınan havanın olmadığını, birbirini tetikleyen bir dizi karmaşık fiziksel sürecin yer aldığını gösteriyor.
Grönland buz örtüsünün erimesindeki en temel katalizör, insan faaliyetleri kaynaklı küresel ısınmadır. Artan sera gazı emisyonları, Arktik bölgesindeki hava sıcaklıklarını dünyanın geri kalanından çok daha hızlı yükseltiyor. Bu durum yüzey erimesini doğrudan artırırken, aynı zamanda ısınan okyanus akıntıları buzulların denizle buluştuğu noktaları alttan aşındırarak buz kütlelerinin direncini kırıyor.

'BUZUL ARASI GÖLLER' ETKİLİ OLUYOR
Leeds Üniversitesi tarafından yürütülen güncel araştırmalar, buzulların geri çekildiği vadilerde oluşan ve Buzul Arası Göller (IML) olarak adlandırılan yapıların erime sürecinde kritik bir rol oynadığını gösteriyor. Buzul geri çekilirken geride bıraktığı kase şeklindeki çukurlara dolan erime suları, sanıldığının aksine sadece bir sonuç değil, erimeyi şiddetlendiren aktif bir faktördür. Bu göller, buzulların ön kısımlarını karada sonlanan benzerlerine göre üç kat daha hızlı hareket etmeye zorluyor.
'PULLANMA' ETKİSİ
Bir buzul, ucu bu tür göllerin içine girecek şekilde ilerlediğinde fiziksel bir değişim yaşar. Suyun kaldırma kuvvetiyle buzulun ön kısmı hafifçe yükselir. Bu durum, buzulun zeminle olan temasını keserek hareketi yavaşlatan sürtünmeyi minimize eder.

3 TEMEL MEKANİZMA VAR
Bu göller, buzulların hareketini karadakilere oranla üç kat hızlandırarak erimeyi şu üç temel mekanizmayla tetikliyor:
Hızlanma: Buzullar üzerindeki sürtünme azaldığı için kütleler daha hızlı hareket eder ve buzun daha çabuk eriyeceği düşük rakımlara taşınır.
Mekanik paarçalanma: "Pullanma" süreciyle, suyun dengesini bozduğu devasa buz kütleleri ana gövdeden koparak suya karışır.
İncelme: Suyla temas eden buzul tabanı alttan sürekli erimeye maruz kalarak yapısal bütünlüğünü kaybeder.