Geleneksel perde ya da koyu renkli camlar yerine kullanılan bu akıllı sistem, hem doğal gün ışığından daha verimli yararlanılmasını sağlıyor hem de klima ihtiyacını azaltıyor. Tasarım, Orta Doğu'nun geleneksel 'mashrabiya' gölgeliklerinden ilham alınarak modern mühendislikle yeniden yorumlandı.
GÜNEŞİ TAKİP EDEN CEPHE SİSTEMİ
Yaklaşık 145 metre yüksekliğindeki ikiz kulelerin dış cephesinde bulunan 2 binden fazla üçgen panel, bilgisayar kontrollü bir sistem tarafından yönetiliyor. Güneş doğudan batıya hareket ettikçe paneller de buna göre konum değiştirerek doğrudan gelen güneş ışınlarını engelliyor. Akşam saatlerinde ise tamamen kapanarak binanın dış görünümünü değiştiriyor.
Bu hareketli cephe sayesinde binalara ulaşan güneş kaynaklı ısı yükü yaklaşık yüzde 50 azaltılıyor. Böylece soğutma sistemlerinin daha az çalışması sağlanırken enerji tüketimi de önemli ölçüde düşüyor.

GELENEKSEL MİMARİYİ MODERN TEKNOLOJİYLE BİRLEŞTİRDİ
Mühendisler, sistemi tasarlarken yüzyıllardır Arap mimarisinde kullanılan mashrabiya adı verilen gölgeliklerden ilham aldı. Ancak ahşap kafesler yerine, dış hava koşullarına dayanıklı hafif malzemelerden üretilen hareketli paneller tercih edildi. Bu sayede yapı hem kültürel bir mimari öğeyi yaşatıyor hem de modern enerji verimliliği hedeflerini karşılıyor.
Al Bahar Kuleleri, geliştirdiği dinamik cephe sistemi sayesinde uluslararası mimarlık ve yüksek yapı ödüllerine layık görüldü. Proje, özellikle sıcak iklime sahip bölgelerde enerji tasarrufu sağlayan akıllı bina tasarımlarının en dikkat çekici örneklerinden biri olarak gösteriliyor.