Dünyanın en büyük madencilik dönüşüm projelerinden biri olarak gösterilen çalışma sayesinde çevresel tahribatın azaltılması hedeflenirken, bölge aynı zamanda su sporları, kamp, bisiklet ve doğa turizmi için önemli bir cazibe merkezine dönüştü. Proje, eski sanayi sahalarının farklı amaçlarla yeniden değerlendirilebileceğine dair dikkat çeken örneklerden biri olarak gösteriliyor.

DEV MADEN ÇUKURLARI GÖLLERE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Lausitz bölgesi, özellikle Doğu Almanya döneminde Avrupa'nın en yoğun linyit üretim merkezlerinden biriydi. Onlarca yıl boyunca yürütülen açık ocak madenciliği sonucunda 60 metreyi aşan derinlikte dev çukurlar oluştu ve geniş doğal alanlar büyük ölçüde tahrip edildi.

Madenciliğin sona ermesinin ardından başlatılan rehabilitasyon sürecinde bu dev çukurlar kontrollü şekilde suyla dolduruldu. Böylece bugün 'Lausitz Göller Bölgesi' olarak bilinen dev su ağı ortaya çıktı. Bölgede şu anda 23 yapay göl bulunurken, bunların önemli bir kısmının kanallarla birbirine bağlanması planlanıyor. Proje tamamlandığında yaklaşık 14 bin hektarlık su yüzeyiyle Avrupa'nın en büyük yapay göl sistemlerinden biri oluşturulmuş olacak.

ESKİ SANAYİ BÖLGESİ TURİZM VE DOĞA MERKEZİ OLDU

Dönüşüm yalnızca göller oluşturmakla sınırlı kalmadı. Göllerin çevresine marinalar, plajlar, yürüyüş ve bisiklet yolları, kamp alanları ile su sporlarına yönelik tesisler inşa edildi. Yelken, kano ve yüzme gibi aktiviteler sayesinde bölge her yıl çok sayıda ziyaretçi ağırlıyor.

Kaynak olarak ekle

Projeyi yürüten kamu şirketi LMBV, 1990'lı yıllardan bu yana eski maden sahalarının güvenli hale getirilmesi, su kalitesinin iyileştirilmesi ve ekosistemin yeniden canlandırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Yapay göller zamanla birçok kuş ve su canlısına da yaşam alanı sağladı. Öte yandan bazı göllerin su seviyesinin yükseltilmesi ve kanal bağlantılarının tamamlanmasına yönelik çalışmalar halen devam ediyor.