"Dijital pavyon” olarak adlandırılan ve sosyal medya üzerinden yürütülen kuralsız canlı yayınların yaygınlaşması endişe yaratmaya devam ediyor. Ahlaki sınırları zorladığı belirtilen bu yayınlar, özellikle TikTok başta olmak üzere çeşitli platformlarda tartışma konusu olurken, son olarak bir vatandaşın bir fenomene toplamda 2 milyon TL bağış yaptığını söyleyerek sabah programlarında yardım talep etmesi dikkat çekti.
BİR GECEDE 500 BİN TL
Sosyal medya platformlarında yapılan canlı yayınlarda, bazı içerik üreticilerinin bir gecede 500 bin TL’ye varan gelir elde ettiği öne sürülüyor.
Öte yandan, “Universe” gibi yüksek değerli dijital hediyeler üzerinden tek seferde 45 bin TL’ye ulaşan gönderimlerin yapıldığı, bu süreçte bazı kullanıcıların ciddi maddi kayıplar yaşadığı iddia ediliyor.
Sabaha kredi kartı borçlarıyla uyanan ve ekonomik olarak zor duruma düştüğünü belirten kullanıcıların sayısındaki artış dikkat çekiyor.
Yaklaşık 33,5 milyon aktif kullanıcıyla Türkiye’nin Avrupa’da en yüksek sosyal medya kullanım oranına sahip ülkeler arasında yer aldığı belirtilirken, bu yoğun dijital trafiğin denetimsiz canlı yayın ekonomisini büyüttüğü ifade ediliyor.
TEK SEFERDE 19.500 TL
Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre; dijital pavyonun “bahşiş” birimi olan jeton fiyatlarındaki fahiş artış, bu sömürü düzeninin boyutunu gözler önüne seriyor.
2018 yılında 100 adedi sadece 8 TL olan jeton fiyatları, bugün 250 TL sınırına dayanarak %3.000’lik bir artış gösterdi.
Bugün bir ‘TikTok Universe’ veya ‘Aslan’ figürü; yani en pahalı hediye göndermenin bedeli 15.000 TL ile 19.500 TL arasında değişiyor.
SİGORTALI İŞ DEĞİL
Üretim ekonomisinin en büyük tehdidi artık bu ‘dijital dilencilik’ oldu. Genç kuşak, asgari ücretle sigortalı bir işte çalışıp kariyer inşa etmek yerine; ekran karşısında hediye toplamanın kısa yolunu seçiyor.
Özellikle genç kadınların, sosyal güvencesi olmayan, tamamen bağışçının keyfine ve duygusal sömürüye dayalı bu sisteme dâhil olması, Türkiye’nin nitelikli iş gücü piyasasına vurulan en büyük darbelerden biri.
HUKUKİ ÇIKMAZ: PİŞMANLIK DAVA AÇMAYA YETMİYOR
Avukat Selin Yılmaz konuyla ilgili gazetemize yaptığı açıklamada “Hukuk bürolarımıza son yıllarda ‘TikTok mağduru’ sıfatıyla başvuranların sayısında patlama yaşanıyor.
Vatandaşın bilmediği acı bir gerçek var: Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde bu gönderimler ‘bağış’ (teberru) hükmündedir. Ekran başında harcanan paralar hukuk karşısında ‘el ile yapılan bağışlama’ sayılır ve geri alınması imkânsıza yakındır” ifadelerini kullandı.
KARA PARA AKLAMA ŞÜPHESİ OLUŞTURUYOR
Maliye Bakanlığı, yayıncılar için %15 stopaj şartı getirse de, kayıt dışı trafik hâlâ devasa boyutlarda.
Canlı yayında günde birkaç saat aktif olan orta ölçekli bir yayıncı, ayda 15.000 TL ile 50.000 TL arasında gelir elde edebiliyor. Ancak bu paranın ne kadarının vergilendirildiği hâlâ büyük bir soru işareti.
Denetimden uzak bu trafik, sadece ekonomik değil, kara para aklama gibi ciddi güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor.