Muş’un Varto ilçesinde jeotermal enerji projesine karşı aylardır süren mücadelede tansiyon yükseldi. Jeotermal tesis kurmak amacıyla bölgede ruhsat alan Amerikan menşeli IGNIS H2 Energy şirketinin üç çalışanının saha çalışması yaptığı haberinin yayılması üzerine yüzlerce yurttaş bölgeye akın etti. Tepkiler karşısında çalışmalarını sonlandıran şirket çalışanları alandan ayrılmak zorunda kaldı. Gelişmenin ardından Çalıdere köyündeki direniş çadırında bir araya gelen köylüler ve çevreciler, doğaya ve yaşam alanlarına zarar vereceğini savundukları projeye karşı mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

ETÜT ÇALIŞMASINA KÖYLÜLERDEN MÜDAHALE

Edinilen bilgilere göre şirket çalışanları, jeotermal proje kapsamında ruhsat alınan alanlardan biri olan Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Alavuz köyünde etüt çalışması yürüttü. Çalışmanın duyulmasının ardından direniş çadırında bulunan yurttaşlar ve çevre savunucuları bölgeye gitti.

Yüzlerce kişinin toplandığı alanda şirket çalışanlarıyla kısa süreli gerginlik yaşandı. Çalışmanın fay hattına ilişkin olduğunu söyleyen şirket görevlilerine tepki gösteren yurttaşlar, projenin bölge için ciddi riskler taşıdığını savundu. Artan tepkiler üzerine ekip çalışmalarını sonlandırarak bölgeden ayrıldı.

“İKİ AYRI İPTAL DAVASI AÇTIK”

Yaşananların ardından Çalıdere köyündeki direniş çadırında değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Ankara Barosu avukatlarından Selvi Toprak Fırat, proje hakkında yürütülen hukuki süreçlere ilişkin bilgi verdi. Muş Valiliği’nin onayının ardından hızlı biçimde yargı yoluna başvurduklarını belirten Fırat, jeotermal enerji arama ruhsatının iptali ve “ÇED gerekli değildir” kararının iptali için iki ayrı dava açtıklarını söyledi. Her iki davada da yürütmenin durdurulmasını talep ettiklerini ifade eden Fırat, projenin uygulanması halinde geri dönülmesi güç sonuçlar doğabileceğine dikkat çekti.

Kaynak olarak ekle

“3 BİN METRE DERİNE İNİLMESİ PLANLANIYOR”

Projenin detaylarının şirketin kendi internet sitesinde yer aldığını belirten Fırat, çalışmanın birinci derece fay hattı üzerinde planlandığını ve yaklaşık 3 bin metre derinliğe inilmesinin hedeflendiğini söyledi. Fırat, “Bu proje deprem, çevre koruma, mera ve imar mevzuatı açısından ciddi soru işaretleri taşıyor. Hukuki açıdan iptal edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ancak yalnızca dava açmak yeterli değil. Daha önce benzer projelerde iptal kararları çıktığında çalışmaların büyük kısmı tamamlanmış oluyordu. Bu nedenle yürütmenin durdurulması talebinde bulunduk” dedi.

“MAHKEME KARARI ÇIKSA DA TEHLİKE GEÇMİŞ OLMUYOR”

Yaklaşık dört aydır bölgede yoğun bir mücadele yürütüldüğünü belirten Fırat, direniş çadırının öneminin son yaşanan olaylarla bir kez daha ortaya çıktığını söyledi. Olası bir iptal kararının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Fırat, “Jeotermal projesi iptal edilse bile farklı adlar altında yeni projeler gündeme gelebilir. Maden arama ya da başka enerji projeleriyle aynı riskler yeniden ortaya çıkabilir. Varto coğrafyası açısından tehlike hala devam ediyor” ifadelerini kullandı. Direnişin giderek büyüdüğünü söyleyen Fırat, kamuoyunun ilgisinin canlı tutulması gerektiğini belirterek metropollerde yaşayan yurttaşlara dayanışma çağrısı yaptı. Fırat, “Buradaki mücadele ruhu azalmıyor, aksine güçleniyor. Ancak zamanla kamuoyunun ilgisi düşebiliyor. Varto’daki yaşam ve doğa mücadelesinin daha görünür olması için büyük kentlerden dayanışma desteğine ihtiyaç var” dedi