Hayatımızda değer verdiğimiz, sevdiğimiz ve iyi niyetle yaklaştığımız pek çok insan bulunuyor. Onların da aynı şekilde bizi önemsediğini düşünmek ilişkilerin doğal bir parçası. Ancak her zaman durum böyle olmayabiliyor. Bazı insanlar gerçek düşüncelerini açıkça dile getirmek yerine, tavırları ve kullandıkları ifadelerle karşısındaki kişiye ne hissettiklerini belli edebiliyor.

YourTango'da yayımlanan bir değerlendirmeye göre, bir kişinin size karşı olumsuz duygular beslediğini ele veren bazı kalıplaşmış ifadeler bulunuyor. Özellikle küçümseyici, alaycı ve duyguları geçersizleştiren sözler, ilişkinin sağlıklı bir zeminde ilerlemediğine işaret edebiliyor.

1. “Sadece şaka yapıyordum”

Bir ortamda herkesin içinde küçük düşürücü bir sözle karşılaşmak oldukça rahatsız edici olabilir. Karşıdaki kişi söylediği sözün sizi incittiğini fark ettiğinde ise çoğu zaman bunu “şaka” olarak nitelendirerek sorumluluktan kaçmaya çalışabilir.

Ancak sürekli olarak aynı kişiyi hedef alan ve onu rahatsız eden sözler, basit bir şaka olarak görülmeyebilir. Özellikle davranış tekrar ediyorsa, bunun arkasındaki tutuma dikkat etmek gerekir.

2. “Her şeyi üzerine alınma”

Kırıcı bir söz söyledikten sonra sorumluluk almak yerine karşısındaki kişiyi suçlamak da sık görülen davranışlardan biri. “Sen yanlış anladın” ya da “Bunu bu kadar büyütme” gibi ifadeler, yaşanan sorunun üzerini örtmek için kullanılabilir.

Kaynak olarak ekle

Tek seferlik bir yanlış anlaşılma mümkün olsa da sürekli aynı tavrın sergilenmesi, ilişkideki iletişim sorunlarının daha derin olabileceğini gösterebilir.

3. “Çok hassassın”

Bir davranıştan dolayı incindiğinizi söylediğinizde duygularınızın sorgulanması, yaşadığınız rahatsızlığı ortadan kaldırmaz. Her insanın kırıldığı noktalar farklı olabilir ve bunu dile getirmek aşırı hassasiyet anlamına gelmez.

Özellikle karşınızdaki kişi, yaptığı davranışın sizi nasıl etkilediğini anlamaya çalışmak yerine sürekli sizi suçluyorsa, bu tutum sağlıklı bir iletişimin önünde engel oluşturabilir.

4. “Bununla uğraşacak vaktim yok”

Bir problemi konuşmaya çalıştığınızda sürekli geçiştirilmek, karşı tarafın konuyu önemsemediği hissini yaratabilir. Özellikle özür veya açıklama beklediğiniz bir durumda “Bununla uğraşamam” denilmesi, sorunun çözümünü daha da zorlaştırır.

Böyle bir durumda kişinin kendi sınırlarını açıkça ortaya koyması ve rahatsız olduğu davranışı dile getirmesi önem taşıyor.

5. “Neden bunu hâlâ aşamadın?”

Bazı kırgınlıkların unutulması zaman alabilir. Özellikle güvenin sarsıldığı veya ciddi bir hayal kırıklığının yaşandığı ilişkilerde, “Artık geçmişte kaldı” demek yaşananları bir anda ortadan kaldırmaz.

Karşı tarafın sürekli olarak duygularınızı bastırmanızı istemesi, yaşadığınız olayın sizin için ne kadar önemli olduğunu anlamadığını gösterebilir.

6. “Abartıyorsun, o kadar da büyük bir şey değil”

İncindiğinizi söylediğinizde yaşadığınız duygunun küçümsenmesi, ilişkide önemli bir iletişim sorununa işaret edebilir. Gerçekten pişmanlık duyan biri, karşısındaki kişinin neden kırıldığını anlamaya ve güveni yeniden oluşturmaya çalışır.

Bu nedenle sürekli olarak “abartıyorsun” denilmesi, sorunu çözmek yerine kişinin hislerini değersizleştirebilir.

7. “Bu benim sorunum değil”

Zor bir dönemden geçerken destek beklediğiniz birinden tamamen kayıtsız bir tepki görmek oldukça kırıcı olabilir. Elbette herkesin her probleme çözüm üretmesi mümkün değildir. Ancak önemseyen bir kişinin en azından dinlemek ve yanında olduğunu göstermek için çaba göstermesi beklenebilir.

Sürekli olarak sorunlarınızın görmezden gelinmesi, ilişkinin karşılıklı destek açısından sorgulanmasına neden olabilir.

8. “Neden bu kadar üzgün olduğunu anlamıyorum”

Empati kurmak istemeyen kişiler, karşılarındaki insanın neden kırıldığını anlamaya çalışmak yerine sorunun kendisinde olduğunu düşünebilir. Yaşanan olayın sizde yarattığı etkiyi küçümsemek, iletişimi daha da zorlaştırır.

Burada önemli olan yalnızca aynı duyguyu paylaşmak değil, karşıdaki kişinin neden böyle hissettiğini anlamaya çalışmaktır.

9. “Sadece sana karşı dürüstüm”

Dürüstlük ile kırıcı olmak arasında önemli bir fark bulunuyor. Bir düşünceyi açıkça dile getirmek, karşıdaki kişiyi gereksiz yere aşağılamayı veya incitmeyi haklı çıkarmaz.

“Sana karşı dürüstüm” ifadesi, kaba ve pasif-agresif sözlerin üzerini örtmek için kullanılıyorsa, bu durum sağlıklı iletişimden uzaklaşabilir. Dürüstlük kadar üslup ve karşı tarafın sınırlarına saygı da önemlidir.

10. “Benim yaşadıklarım seninkinden daha kötüydü”

İnsanların yaşadığı zorlukları birbiriyle kıyaslamak çoğu zaman çözüm getirmez. İş kaybı, ayrılık, hayal kırıklığı veya başka bir sıkıntı herkes üzerinde farklı etkiler yaratabilir.

Bu nedenle sizin yaşadığınız sorunu küçümsemek için kendi yaşadıklarını öne sürmek, empati kurmak yerine bir üstünlük yarışına dönüşebilir.

11. “Böyle hissetmen benim suçum değil”

Herkes kendi duygularından sorumludur. Ancak bu durum, kişinin söylediklerinin veya yaptıklarının karşısındaki insan üzerinde hiçbir etkisi olmadığı anlamına gelmez.

Sürekli olarak duygularınızın yok sayıldığını ve yaşadığınız sorunların önemsenmediğini hissediyorsanız, ilişkinin size nasıl hissettirdiğini gözden geçirmek faydalı olabilir. Bazı durumlarda en sağlıklı seçenek, sizi sürekli olarak değersiz hissettiren kişilerle aranıza mesafe koymaktır.

Sözlerden çok davranışlara dikkat

Tek başına bir cümle, bir insanın sizden hoşlanmadığını kesin olarak kanıtlamaz. İnsanlar zaman zaman düşünmeden konuşabilir, yanlış anlaşılabilir veya kötü bir gün geçirebilir. Ancak küçümseme, alay, ilgisizlik ve duyguları yok sayma gibi davranışlar sürekli hale geliyorsa, ilişkinin niteliğini yeniden değerlendirmek gerekebilir.