Rusya'nın en etkili stratejik akıllarından biri olan filozof Aleksandr Dugin, paylaştığı son analizinde Washington ve Tahran arasındaki gerilimin sadece bir askeri çatışma değil, bir "medeniyetler savaşı" olduğunu ilan etti. Dugin'e göre Batı dünyası, İran'ın direniş kodlarını anlamaktan çok uzak.

"BEYAZ SARAY'I AHİR ZAMAN TARİKATLARI YÖNETİYOR"

Dugin’in en çarpıcı iddiası, Trump yönetiminin arkasındaki dini motivasyona yönelikti. Rus filozof, Beyaz Saray'ın rasyonel siyasetten koptuğunu savunarak şunları söyledi:

"Şu anda Beyaz Saray, zamanın sonunu (Ahir Zaman) yaşadığımıza inanan katı Protestan köktendincilerin egemenliği altında. Onların 'dispensasyonalist' dünya görüşüne göre ana düşmanlar; İranlılar, Müslümanlar ve Ruslardır. Geleneksel Hristiyanlar, iktidarın koridorlarında dönen bu fanatiklikten dehşete düşmüş durumda."

"MÜZAKERE ETMEK, REDDETMEKTEN DAHA TEHLİKELİ"

Batı ile diplomatik masaya oturmanın bir "tuzak" olduğunu öne süren Dugin, diplomasinin iflas ettiğini şu sözlerle dile getirdi:

"Müzakerecilerin suikasta kurban gittiği, anlaşmaların imzalandığı an bozulduğu bir dönemdeyiz. ABD ile muhatap olmak, ister pazarlık yapın ister reddedin, her iki durumda da tehlikeli. Hatta bugün müzakere etmek, en tehlikeli seçenek haline gelmiştir."

"İRAN'IN DOĞASINDA TESLİMİYET YOK"

Dugin, İran’ın savunma refleksinin "şehitlik" kültürü üzerine kurulu olduğunu hatırlatarak Batı’ya "kaba kuvvet" uyarısı yaptı:

"İranlılar, daha büyük bir ruhani zafer uğruna dünyevi kayıpları kabul etmeye hazırlar. Onlar için bu bir 'kabala' etiğidir. Amerika bu topluma gaddarlıkla saldırdığında cevap korku değil, tam bir kenetlenme olur. İran asla teslim olmaz!"

DÜNYA İÇİN İKİ SERT SENARYO

Rus filozof, bu sürecin sonunda dünyanın asla eski haline dönmeyeceğini belirterek iki ihtimal sundu:

Çok kutuplu dünya düzeni ağır bir darbe alacak ve süreç on yıllarca geriye gidecek.

ABD'nin aşırı saldırganlığı Batı hegemonyasının sonunu hızlandıracak, NATO'yu bölecek ve bizzat ABD topraklarında bir iç savaşı tetikleyecek.