Küresel altın piyasasının otorite kurumu Dünya Altın Konseyi, mart ayına ilişkin kapsamlı raporunu yayımladı. Rapora göre altın, mart ayı boyunca sergilediği yüzde 12’lik geri çekilmeyle son 13 yılın en kötü aylık performans kaydını gerçekleştirdi. Mart ayı sonunda 4.608 dolar/ons seviyesine gerileyen değerli metal, küresel ölçekte tüm büyük para birimleri karşısında değer kaybederken, yılın genel toplamında halen artı bölgede kalmayı başardı.

DÜŞÜŞÜN ANA NEDENİ MOMENTUM FAKTÖRLERİ OLDU

Dünya Altın Konseyi’nin aylık modelleme verilerine göre, mart ayındaki bu keskin düşüşün temel belirleyicileri momentum kaynaklı faktörler olarak saptandı. Küresel altın borsa yatırım fonlarından (ETF) yaşanan kitlesel çıkışlar, COMEX piyasasında net uzun pozisyonların çözülmesi ve fiyat trendindeki teknik tersine dönüş, aşağı yönlü hareketin ana motoru oldu. ABD dolarının değer kazanımı ve tahvil getirilerindeki yükselişin ise düşüş sürecine sağladığı katkı, momentum faktörlerine kıyasla daha sınırlı düzeyde kaldı.

ALTIN ETF’LERİNDEN 12 MİLYAR DOLARLIK ÇIKIŞ

Mart ayı boyunca küresel altın borsa yatırım fonlarından toplamda 12 milyar dolar değerinde, yaklaşık 84 tona tekabül eden bir sermaye çıkışı kaydedildi. Çıkışların coğrafi dağılımına bakıldığında, Kuzey Amerika’dan 14 milyar dolarlık (-87 ton) ve Avrupa’dan 0,1 milyar dolarlık (-7 ton) kayıplar yaşandığı görüldü. Bu büyük çaplı satış dalgasına karşın Asya piyasasında 1,9 milyar dolarlık (10 ton) giriş izlenmesi, bölgedeki yatırımcıların fiyat düşüşlerini bir alım fırsatı olarak değerlendirdiğine yönelik veri sağladı.

COMEX PİYASASINDA NET UZUN POZİSYONLAR AZALDI

Türev piyasalar tarafında ise COMEX’te yönetilen para bazlı net uzun pozisyonlar, mart ayında 2 milyar dolar (19 ton) tutarında azalış gösterdi. Yaşanan bu gerilemeye rağmen, piyasadaki genel pozisyonlanma dağılımında uzun pozisyon ağırlığının korunmaya devam ettiği rapor edildi.

Dünya Altın Konseyi’nin verileri, altının ons başına 4.608 dolara kadar çekilerek Haziran 2013’ten bu yana en düşük aylık performansını sergilediğini kanıtlarken, piyasa genelindeki ağırlıklı uzun pozisyon beklentisinin sürdüğünü ve yıllık bazdaki kazanımların henüz silinmediğini ortaya koyuyor.