Orta Doğu’da patlak veren savaşın artçı şokları küresel piyasaları vurmaya devam ediyor. 28 Şubat'ta başlayan çatışmaların ardından enerji ve gıda güvenliği tehlikeye giren onlarca devlet, soluğu Dünya Bankası’nda aldı. Reuters tarafından ele geçirilen kurum içi yazışmalar 27 ülkenin kriz fonlarına erişmek için resmi girişimlerde bulunduğunu kanıtladı.
SAVAŞIN BİLANÇOSU: ENERJİ VE GÜBRE KRİZİ
Çatışmaların küresel tedarik zincirini felç etmesi, özellikle gelişmekte olan ekonomilerde "enerji şoku" riskini zirveye taşıdı. Savaş nedeniyle durma noktasına gelen gübre sevkiyatları tarımsal üretimi tehdit ederken pek çok ülke bütçe dengelerini korumakta zorlanıyor.
Finansal destek arayışında olduğunu resmen doğrulayan Kenya, fırlayan akaryakıt fiyatlarıyla mücadele etmek için hızlı nakit akışına ihtiyaç duyuyor. Petrol ihracatçısı olmasına rağmen fiyat dalgalanmalarından darbe alan Irak ise bütçe açığını kapatmak adına bankanın kapısını çalan stratejik ülkeler arasında yer alıyor.
100 MİLYAR DOLARLIK KRİZ SETİ DEVREYE ALINIYOR
Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, bankanın kriz dönemleri için hazırladığı finansal cephaneliğin detaylarını paylaştı. Banga’nın açıklamalarına göre, mevcut portföy düzenlemeleriyle kısa vadede oluşturulacak kaynak miktarı şu şekilde planlanıyor:
Acil Erişim: 20 - 25 Milyar Dolar
6 Aylık Hedef: 60 Milyar Dolar
Uzun Vadeli Kapasite: 100 Milyar Dolar
Şu an itibarıyla 101 ülkenin kriz anında kullanabileceği önceden onaylanmış kredi hatları bulunuyor. Bu ülkelerden 54’ü, kullanılmamış kredilerinin yüzde 10’unu anında çekebilecekleri "Hızlı Yanıt Seçeneği" sistemine dahil edilmiş durumda.
ÜLKELER NEDEN IMF YERİNE DÜNYA BANKASI'NI SEÇİYOR?
Piyasalardaki genel beklentinin aksine, ülkelerin Uluslararası Para Fonu (IMF) yerine Dünya Bankası’na yönelmesi dikkat çekiyor. Uzmanlar IMF programlarının beraberinde getirdiği sert "kemer sıkma" politikalarının, toplumsal huzursuzlukları tetikleme riskinden korkulduğunu belirtiyor.
"IMF PROGRAMLARI SOSYAL RİSK TAŞIYOR"
Boston Üniversitesi Küresel Kalkınma Politikası Merkezi Direktörü Kevin Gallagher, ülkelerin bu tercihini şu sözlerle değerlendirdi:
"IMF'nin talep ettiği kemer sıkma önlemleri, Kenya gibi ülkelerde zaten var olan toplumsal gerilimi patlama noktasına getirebilir. Bu yüzden Dünya Bankası fonları şu an daha güvenli bir liman olarak görülüyor."
Şu an için birçok hükümetin savaşın gidişatını ve enerji fiyatlarının oturacağı seviyeyi görmek adına "bekle-gör" stratejisi izlediği ancak başvuru sayısının önümüzdeki günlerde artabileceği öngörülüyor.