Dünya üzerindeki toplam tatlı su rezervinin yaklaşık yüzde 70'inin Antarktika buz tabakasında hapsedilmiş durumda olduğu açıklandı. Bu durum, gezegende büyük bir su hacmi bulunmasına rağmen küresel kuraklık riskinin ve su krizinin neden engellenemediğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
REZERVLERİN BÜYÜK KISMI BUZULLARDA HAPSOLDU
Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS) ve Encyclopædia Britannica verilerine göre, Antarktika buz tabakası tek başına 28 ila 30 milyon kilometreküp hacme sahip. Küresel tatlı su kaynaklarının üçte ikisinden fazlasını oluşturan bu devasa kütle, yeryüzündeki en büyük su deposu işlevini görüyor.
Dünya genelindeki buz kütlelerinin coğrafi dağılımı incelendiğinde ise dengesiz bir yapı öne çıkıyor. Toplam buz rezervinin yaklaşık yüzde 90'ı Antarktika'da, yüzde 10'u Grönland'da yer alırken, dağ buzullarında ise son derece sınırlı bir pay bulunuyor.
KULLANILABİLİR SU ORANI YÜZDE BİRİN ALTINDA
Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi ile ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) raporları, mevcut suyun varlığı ile erişilebilirliği arasındaki keskin farkı vurguluyor. Kutuplarda kilometrelerce kalınlıktaki buzların içinde yer alan ve yerleşim yerlerinden uzakta bulunan bu kaynakların çıkarılması, aşırı düşük sıcaklıklar nedeniyle yüksek mühendislik engelleri barındırıyor.
Donmuş kaynakların haricinde kalan tatlı suyun yaklaşık yüzde 30'luk kısmı ise derin yer altı sularından oluşuyor. Bu suların büyük bölümü ekonomik ve teknik maliyetler nedeniyle yeryüzüne pompalanamıyor. National Geographic Society verileri de bu tabloyu destekleyerek, yeryüzündeki toplam tatlı suyun yalnızca yüzde 1'inden daha azının insan kullanımı için elverişli olduğunu doğruluyor.