Avrupa Birliği’nin (AB) vize başvurularında ret oranları her yıl tırmanıyor. Vize ret sebepleri, “başvuran kişinin ekonomik durumunun yetersizliği, uygun olmayan sigorta ve geri dönüşü konusundaki şüphe” olarak sıralanırken Türkiye bu konuda Cezayir’in ardından ikinci oldu.

TARİHİ RET REKORU

Ancak oranlar ve siyasi durumda, AB tam üyelik adayı ülke olarak ise Schengen vizesi ret listesinde “dünya lideri” olduk. 1.5 milyarlık Çin Halk Cumhuriyeti’nin vize başvurularının sadece yüzde 4.6’sı reddedildi. 1 milyon 779 bin 255 Çinli vize için başvurmuştu. Çin’in ardından sırada 1 milyon 173 bin 917 başvuru ile Türk vatandaşları yer aldı.

Türklerin 2025 yılındaki vize başvurularının yüzde 14.5’i reddedildi. Bu, 2023 ve 2024’e göre yüzde 11.1 oranında artış olarak hesaplandı. Vize işlemleri halen devam edenlerin ve giderek uzayanlar ise bu rakamlara dahil edilmedi. 2025 yılında resmi olarak 170 bin 129 Türk’e AB üyesi ülkeler tarafından vize verilmedi.

Vizeye en çok başvuran ikinci ülke olarak bu denli yüksek reddedilme ilk kez yaşanıyor. Türkiye’nin yarısı kadar vize başvurusunda bulunan Cezayir, yüzde 35 oranında ret aldı.

Cezayir’den 544 bin 634 kişi vize isterken bunların 185 bin 101’i reddedildi.

Paralarımız boşa gidiyor

Vize reddi, başvuru sahipleri için önemli bir mali yük oluşturdu. Başvuru ücretleri, vize merkezi masrafları ve geri ödenmeyen sigorta primleri 2024’te tahmini 316 milyon Euro’luk kayba yol açtı. Bu miktarın % 60’ı en çok etkilenen 10 ülke vatandaşlarına aitti. Sonuç: Yüksek ret oranlarına sahip ülkelerde Schengen vizesine erişim giderek daha ‘eşitsiz’ hale geliyor. Üstelik Türkiye’de vize başvurularını AB ülkeleri adına aracı firmaların yapması, ekstra ücretler ve süreçlerin uzamasına neden oluyor.