Tarihsel uzlaşmalar, iç çatışmalar sonrası denge arayışları, nüfus yoğunluğu ve coğrafi zorunluluklar, bazı ülkelerde yönetim yetkisinin şehirler arasında paylaştırılmasına yol açtı. İşte birden fazla başkente sahip olan ve yönetim modelleriyle dikkat çeken ülkeler:

GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ

Güney Afrika, dünyada üç resmi başkente sahip olan tek ülke olarak öne çıkıyor. 1910 yılında farklı koloniler arasında denge kurulması amacıyla oluşturulan sistemde yürütme, yasama ve yargı ayrı şehirlerde konumlandırıldı.
Pretoria yürütmenin merkezi olurken, parlamento Cape Town’da bulunuyor. Yargı yetkisi ise Bloemfontein’deki Yüksek Temyiz Mahkemesi tarafından kullanılıyor.

BOLİVYA

Bolivya’da anayasal başkent Sucre olarak kabul edilirken, devletin fiili yönetimi La Paz’dan yürütülüyor. Bu yapı, 1899’daki iç savaş sonrası ortaya çıkan siyasi uzlaşmanın sonucu olarak şekillendi. Yüksek mahkemeler Sucre’de yer alırken, hükümet, parlamento ve başkanlık sarayı La Paz’da faaliyet gösteriyor.

SRİ LANKA

Sri Lanka’da yasama ve yürütme organları farklı şehirlerde bulunuyor. Ülkenin en büyük ticaret merkezi olan Colombo, yürütme ve yargı faaliyetlerinin merkezi konumunda. Parlamento ise resmi yasama başkenti olan Sri Jayawardenepura Kotte’de yer alıyor.

HOLLANDA

Hollanda’da anayasal başkent ile devletin fiilen yönetildiği şehir farklı. Amsterdam, ülkenin resmi başkenti olarak kabul edilirken, hükümet, parlamento, bakanlıklar ve uluslararası mahkemeler Lahey’de bulunuyor. Devlet yönetimi fiilen Lahey’den yürütülüyor.

MALEZYA

Malezya, başkent Kuala Lumpur’daki yoğunluk ve trafik sorunlarını azaltmak amacıyla idari merkezi farklı bir şehre taşıdı. Kuala Lumpur resmi başkent olmayı sürdürürken, 1999 yılında kurulan Putrajaya hükümet ve yargı merkezi olarak planlandı. Günümüzde devletin idari faaliyetleri bu şehirden yürütülüyor.