Economist Intelligence Unit (EIU) tarafından her yıl yayımlanan Küresel Yaşanabilirlik Endeksi sonuçlarına göre, Danimarka'nın başkenti Kopenhag, üst üste ikinci kez dünyanın en yaşanabilir şehri seçildi.
Araştırmada dünyanın farklı bölgelerinden 173 şehir; güvenlik ve istikrar, sağlık hizmetleri, eğitim, altyapı ile kültür ve çevre gibi temel kriterler doğrultusunda değerlendirildi.
KOPENHAG ZİRVEDEKİ YERİNİ KORUDU
Kopenhag, istikrar, eğitim ve altyapı başlıklarında tam puan alırken, kültür ve çevre alanındaki yüksek performansıyla da listenin ilk sırasında yer aldı.
İkinci sırada, sağlık ve eğitim kategorilerindeki kusursuz puanlarıyla Viyana bulunurken, onu sırasıyla Melbourne, Sydney ve Zürih takip etti.
İlk 10'a giren diğer şehirler ise Cenevre, Osaka, Adelaide, Vancouver ve Tokyo oldu. Sonuçlar, Avrupa şehirlerinin yaşam kalitesi konusundaki güçlü konumunu sürdürdüğünü, Avustralya kentlerinin de üst sıralardaki başarısını koruduğunu gösterdi.
DÜNYANIN EN YAŞANABİLİR 10 ŞEHRİ
Kopenhag
Viyana
Melbourne
Sydney
Zürih
Cenevre
Osaka
Adelaide
Vancouver
Tokyo
KOPENHAG: BİSİKLET VE DENİZLE İÇ İÇE BİR YAŞAM
Kopenhag'da yaşayanlar, şehrin en önemli avantajları arasında bisiklet kullanımını teşvik eden ulaşım sistemi, yürüyerek kolayca gezilebilen şehir planı ve temiz liman sularında yüzebilme imkânını gösteriyor.
Yaklaşık sekiz yıldır kentte yaşayan doktor ve doktora öğrencisi Laura Amira Kassem, günlük yaşamın ne kadar rahat olduğunu şu sözlerle anlatıyor: "İşe bisikletle gidip ardından limanda yüzebilir, akşam da evde yemeğe yetişebilirsiniz. Burada bu, sıradan bir günün parçası."
Kassem ayrıca ziyaretçilere çok kültürlü yapısıyla öne çıkan Nørrebro semtini, modern kıyı bölgesi Nordhavn'ı ve Danimarka mutfağının simgelerinden smørrebrød adlı açık sandviçi denemelerini öneriyor. Akşam saatlerinde ise kent sakinlerinin sıkça buluştuğu Fælledparken parkının sosyal yaşamın önemli merkezlerinden biri olduğunu vurguluyor.
VİYANA: TARİHİ DOKU VE MODERN ULAŞIM BİR ARADA
Listenin ikinci sırasında bulunan Viyana'da yaşam kalitesini artıran en önemli unsurların gelişmiş toplu taşıma ağı ve yürüyerek rahatça keşfedilebilen şehir merkezi olduğu belirtiliyor.
Viyana Turizm Kurulu çalışanı Franziska Hochmüller, her sabah tarihi Ringstraße boyunca tramvayla yaptığı yolculuğun şehrin etkileyici mimarisini yakından görme fırsatı sunduğunu ifade ediyor.
Kent sakinleri turistlere yalnızca tarihi merkezle yetinmemelerini; Neubaugasse, Spittelberg, Naschmarkt ve şehrin dışındaki geleneksel şarap evleri olarak bilinen Heuriger bölgelerini de ziyaret etmelerini tavsiye ediyor.
MELBOURNE: KÜLTÜREL ZENGİNLİĞİYLE ÖNE ÇIKIYOR
Üçüncü sıradaki Melbourne, özellikle kültür ve çevre alanındaki başarısıyla Sydney'in önünde yer aldı.
Şehir sakinlerine göre Melbourne'un en dikkat çekici özelliği, her mahallesinin kendine özgü bir karaktere sahip olması. Çok kültürlü restoranlarıyla Footscray, sanat ve eğlence hayatıyla Fitzroy, sahil atmosferiyle St Kilda ve İtalyan mutfağıyla ünlü Carlton, kentin öne çıkan bölgeleri arasında gösteriliyor.
Ziyaretçilere ayrıca Devlet Kütüphanesi'nin tarihi okuma salonu, Hosier Lane'deki sokak sanatı, Victoria Ulusal Galerisi ve şehrin dar ara sokakları tavsiye ediliyor.
SYDNEY: DOĞAYLA İÇ İÇE BÜYÜK ŞEHİR
Dördüncü sıradaki Sydney, sağlık ve eğitim kategorilerinde tam puan almayı başardı.
Kentte yaşayanlar, plajlara, limana ve yeşil alanlara kolay ulaşımın günlük yaşamı daha keyifli hâle getirdiğini belirtiyor.
Yeni Güney Galler Turizm Bakanı Steve Kamper, Sydney'i uluslararası ölçekte önemli bir şehir olmasına rağmen mahalle kültürünü koruyabilen bir yer olarak tanımlıyor.
Şehri ziyaret edenlere yalnızca Opera Binası ve Bondi Plajı'nı değil, çok kültürlü yapısıyla dikkat çeken Burwood semtini ve yerel spor etkinliklerini de deneyimlemeleri öneriliyor.
Fransız mücevher tasarımcısı Julie Livni ise gün doğumunda Bondi'den Bronte'ye yaptığı yürüyüşlerin kendisine yoğun şehir temposundan uzaklaşma fırsatı sunduğunu söylüyor.
ZÜRİH: DÜZENLİ KENT YAŞAMI VE DOĞAL GÜZELLİKLER
İlk beşi tamamlayan Zürih'te göl ve nehirlerle iç içe bir yaşam dikkat çekiyor. Şehir genelinde 1.200'den fazla içilebilir su çeşmesi bulunurken, Limmat Nehri ve Zürih Gölü günlük yaşamın vazgeçilmez parçaları arasında yer alıyor.
Kent sakinleri ziyaretçilere tarihi eski şehir bölgesini, Lindenhof Tepesi'ni ve ETH Zürih'in panoramik seyir noktalarını görmelerini tavsiye ediyor.
İçerik üreticisi Manuela Leonhard ise büyük organizasyonlar sonrasında bile şehrin kısa sürede yeniden düzenli hâline gelmesinin Zürih'in en etkileyici özelliklerinden biri olduğunu dile getiriyor.
YAŞAM KALİTESİNİ BELİRLEYEN UNSURLAR
EIU'nun hazırladığı Küresel Yaşanabilirlik Endeksi, şehirleri yalnızca altyapı veya kamu hizmetleri açısından değil, insanların günlük yaşam deneyimini de dikkate alarak değerlendiren en kapsamlı uluslararası araştırmalar arasında yer alıyor.
Bu yılın sonuçları da güvenliğin, kaliteli kamu hizmetlerinin, çevresel sürdürülebilirliğin ve planlı kentleşmenin yüksek yaşam standartlarının temel belirleyicileri olmaya devam ettiğini ortaya koydu.