Kongo Nehri üzerinde yapılan yeni araştırmalar, nehir sularının okyanustaki hareketine dair ezber bozan bulgular ortaya koyarken; havzadaki kuraklık riskini, kadim karbon salınımını ve sıra dışı biyoçeşitlilik unsurlarını belgeledi.

SANİYEDE 40 BİN METREKÜP SU BOŞALTIYOR 

Saniyede yaklaşık 40 bin metreküp su boşaltan dünyanın en derin nehri Kongo’nun tatlı su akıntısının, Atlantik Okyanusu’nun derinliklerine doğru yaklaşık 800 kilometre yol kat edebildiği tespit edildi.

Journal of Geophysical Research: Oceans dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, saniyede yaklaşık 40 milyon litreye tekabül eden bu su kütlesi, kıyı yakınında tuzlu suyla karışmak yerine okyanus üzerinde oluşan devasa girdaplar tarafından hapsediliyor.

5 BİN SANAL PARÇACIKLA 49 GÜNLÜK TAKİP 

Jeofizik ve Uzaysal Oşinografi Araştırmaları Laboratuvarı ile ortak kurumların yürüttüğü çalışmada, 3 kilometre çözünürlüğe sahip okyanus simülasyonu kullanılarak 5 binden fazla sanal parçacık geriye dönük olarak incelendi. 2016 yılında gözlemlenen ve 49 gün boyunca aktif kalan bir girdabın yarıçapının yaklaşık 150 kilometreye ulaştığı belirlendi.

Kaynak olarak ekle

Girdap, merkezindeki düşük tuzluluk oranına sahip nehir suyunu yok olmadan önce kıyıdan yaklaşık 200 kilometre uzağa taşıdı. Nehrin okyanus üzerindeki etkisinin sadece ağız kısmıyla sınırlı olmadığı, dönemsel girdaplar vasıtasıyla okyanus genelindeki besin dağılımını ve deniz ekosistemlerini doğrudan etkilediği kanıtlandı.

HAVZADA NEM ARTIYOR 

Dergide yayımlanan ve 1981-2022 yılları arasındaki 42 yıllık verileri inceleyen bir diğer araştırma, Kongo Havzası’nın orta kesiminde nem oranının ve yağışların ciddi oranda azaldığını ortaya koydu. Bölgedeki hava sıcaklığının 1980’lerden bu yana on yıl başına ortalama 0,17 °C arttığı saptandı. Kuraklık eğilimi, Walker sirkülasyonunun zayıflamasına ve tropikal Atlantik’teki yüzey sıcaklığı artışına bağlanıyor.

Bölgedeki tarımsal üretimin %80'inden fazlasının mevsimsel yağmurlara bağımlı olması, azalan nemin tarım ve orman ekosistemi üzerinde baskı oluşturduğunu gösteriyor.

KARBONU ATMOSFERE SALGILAMAYA BAŞLADI 

Nature Geoscience dergisinde yayımlanan bir diğer çalışma, havzadaki göl ve nehirlerin, binlerce yıllık turbalıklardan gelen karbonu atmosfere salmaya başladığını belgeledi.

Mai Ndombe ve Tumba gölleri ile Fimi ve Ruki nehirlerinden alınan numunelerin izotop analizleri, çözünmüş organik karbonun kaynağının havzanın merkezindeki kadim turbalıklar olduğunu gösterdi. Bölgedeki turbalıkların yaklaşık 30 milyar ton karbon depoladığı belirtilirken, hidrolojik dengedeki bozulmaların bu rezervi atmosfere karıştırma riski taşıdığı ifade edildi.