Tapınakların yaklaşık 15 metre yükseklikteki çatılarından boşluğa bırakılan bebekler, aşağıda onlarca yetişkinin ellerinde gerili tuttukları bir çarşaf yardımıyla havada yakalanıyor. Yakalandıktan hemen sonra kalabalığın içinde elden ele dolaştırılan bebekler, sonunda güvenli bir şekilde ailelerine teslim ediliyor.
HASTALIKLARDAN KORUDUĞUNA İNANILIYOR
Bölge halkı, bu ürkütücü ritüelin çocukları her türlü hastalıktan koruduğuna ve onlara kutsal bir koruma sağladığına dair sarsılmaz bir inanca sahip. Yüzyıllardır devam eden bu gelenek, özellikle kırsal kesimlerde her yıl yüzlerce ailenin katılımıyla gerçekleştirilmeye devam ediyor.
Katılımcılar, bugüne kadar bu ritüel sırasında herhangi bir ciddi yaralanma vakası yaşanmadığını savunarak geleneği "kutsal bir görev" olarak görüyor. Ancak bu durum, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde büyük bir tartışmanın fitilini ateşliyor.
ÇOCUK HAKLARI SAVUNUCULARI YASAK İÇİN MÜCADELE EDİYOR
Geleneğin görüntülerinin sosyal medyada ve haber kanallarında yayılmasıyla birlikte çocuk hakları savunucuları harekete geçti. Aktivistler, bir bebeği 15 metre yükseklikten atmanın telafisi mümkün olmayan travmalara ve fiziksel yaralanma riskine yol açtığını belirterek bu uygulamanın derhal yasaklanmasını talep ediyor.
Hindistan hükümeti ve yerel mahkemeler, geçmişte bu uygulamayı kısıtlamak veya yasaklamak için çeşitli adımlar atsa da, köklü inançlar nedeniyle ritüelin tamamen önüne geçilebilmiş değil. Gelenek taraftarları ile modern yasaların karşı karşıya geldiği bu süreç, Hindistan'da kültürel miras ile çocuk güvenliği arasındaki ince çizgiyi yeniden tartışmaya açıyor.