Tarihi kayıtlarda ilk kez 12. yüzyılda “Cholm” adıyla geçen Hum’un bugünkü görünümünün önemli bir bölümü 11. yüzyıla dayanıyor. Kasabanın geçmişine ilişkin yerel efsanede ise Hum’un devlerin elinde kalan taşlarla kurulduğu anlatılıyor.

DÜNYANIN EN KÜÇÜK KASABASI NE KADAR BÜYÜK?

Hum’un bir ucundan diğerine uzunluğu yaklaşık 100 metreyi buluyor. Yaklaşık 30 kişinin yaşadığı yerleşimde yalnızca 2 taş döşeli sokak ve 3 sıra ev bulunuyor. Küçük yerleşim alanı içerisinde yüzyıllar boyunca gözetleme kulesi, çan kulesi ve Belediye Binası gibi yapılar da inşa edildi.

EFSANEYE GÖRE DEVLERİN ARTAN TAŞLARIYLA KURULDU

Hum’un ortaya çıkışına ilişkin yerel efsane, kasabanın geçmişini devlere dayandırıyor. Rivayete göre Mirna Nehri vadisinde şehirler inşa eden devler, çalışmalarını tamamladıktan sonra ellerinde kalan taşları kullanarak bir tepenin üzerine Hum’u kurdu. Tarihi kayıtlarda ise yerleşimden ilk kez 12. yüzyıla ait belgelerde “Cholm” adıyla söz ediliyor.

KASABADA HANGİ TARİHİ YAPILAR BULUNUYOR?

Hum’un giriş kapılarında bakır kaplama üzerine kazınmış Glagolitik yazıtlar bulunuyor. Kasabada Barok tarzındaki Meryem Ana’nın Göğe Yükselişi Kilisesi ile Romanesk tarzdaki Aziz Jerome Kilisesi de yer alıyor. 1552 yılında inşa edilen 22 metre yüksekliğindeki ayrı çan kulesi de yerleşimin tarihi yapıları arasında bulunuyor.

Kaynak olarak ekle

YÜZYILLARDIR SÜREN GELENEK DEVAM EDİYOR

Hum, ökseotu kullanılarak hazırlanan “biska” adlı geleneksel meyve brendisiyle de biliniyor. Geleneksel anlatılara göre içeceğin tarifinin yaklaşık 2 bin yıllık olduğu ve Kelt druidlerinden kaldığı aktarılıyor.

Kasabada ayrıca 16. yüzyıldan beri sürdürülen “Vali Seçimi” geleneği bulunuyor. Hum Günü’nde köyün erkekleri, “raboş” adı verilen tahta bir çubuk kullanarak topluluk içerisindeki anlaşmazlıklarla ilgilenecek yetkiliyi seçiyor.