Finlandiya üst üste dokuzuncu kez dünyanın en mutlu ülkesi oldu. İkinci sırayı İzlanda, üçüncü sırayı Danimarka alırken, Latin Amerika’dan Costa Rica dördüncü sıraya yükselerek tarihindeki en yüksek dereceyi elde etti. İsveç ve Norveç sıralamada beşinci ve altıncı olurken, Hollanda, İsrail, Lüksemburg ve İsviçre ilk 10’a giren diğer ülkeler arasında yer aldı.

Raporda, İngilizce konuşulan ülkeler ikinci yıl üst üste ilk 10’a giremedi. En yüksek skoru Yeni Zelanda alırken, onu İrlanda ve Avustralya takip etti. Kosova, Slovenya ve Çekya da ilk 20’ye girerek Avrupa’daki mutluluk eşitliğine katkıda bulundu.

Genel olarak, 2005–2010 dönemine kıyasla Batı sanayi ülkelerindeki mutluluk seviyeleri düşerken, olumsuz duygular tüm bölgelerde artış gösterdi. Ancak Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri, yaşam memnuniyetinde önemli kazanımlar elde ederek arayı kapattı. 

Raporda, gençlerin mutluluk seviyelerinin sosyal medyadan ciddi şekilde etkilendiği vurgulandı. Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’daki 25 yaş altı gençlerin mutlulukları, 15 yıl öncesine göre belirgin şekilde azaldı. ABD, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda, gençlerin mutluluk değişimi sıralamasında 122–133 aralığında yer aldı.

Sosyal medya, gençlerin mutsuzluğundaki başlıca etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Oxford Üniversitesi’nden Jan-Emmanuel De Neve, sosyal medya kullanımının refah üzerindeki etkisinin platform, kullanıcı ve kullanım süresine bağlı olduğunu belirtti.

Ağır kullanım, yaşam memnuniyetini ciddi şekilde düşürürken, günde bir saatten az sosyal medya kullanan gençlerin en yüksek refah seviyelerini bildirdiği görüldü.

Rapor, sosyal medyanın gençler üzerinde doğrudan ve dolaylı zararlara yol açtığını vurguluyor. Siber zorbalık ve cinsel şantaj gibi doğrudan zararların yanı sıra depresyon gibi dolaylı etkiler de yaygın. ABD’de her yıl on milyondan fazla genç, uzun süreli sosyal medya kullanımı nedeniyle bu tür zararlarla karşı karşıya kalıyor.