Karayipler, Orta ve Güney Amerika'nın tropikal bölgelerinde bulunan Manchineel ağacı (Hippomane mancinella), bilim insanları tarafından dünyanın en tehlikeli ağacı olarak sınıflandırıldı. Kabuğundan yapraklarına kadar her noktasında ölümcül toksinler barındıran ağaç, gövdesine temas eden insanlarda geri dönüşü olmayan fizyolojik hasarlar bırakıyor.

MANCHINEEL AĞACI NEDEN BU KADAR TEHLİKELİ?

Ağacın salgıladığı sütlü özsu, "forbol" adı verilen suda çözünen organik bir zehir içeriyor. Bu madde nedeniyle yağmur yağarken ağacın altında durmak, su damlalarına karışan zehrin ciltte ciddi yanıklara ve kabarcıklara yol açmasına neden oluyor. Ağacın odununu yakıp dumanını solumak ise geçici körlüğe ve şiddetli göz iltihaplarına sebebiyet veriyor. Bulunduğu bölgelerde ağaçların gövdesine kırmızı uyarı işaretleri çizilerek yaklaşılması yasaklanıyor.

ZEHİRLİ MEYVESİNİ YİYENLER NE YAŞIYOR?

Görünümüyle küçük yeşil elmalara benzeyen ve tatlı bir koku yayan ağacın meyvesini yutmak ölümcül sonuçlar doğuruyor. Isırıldığı andan itibaren boğazda şiddetli yanma ve gerginlik başlarken, toksinler şiddetli kusma ve ishal yoluyla aşırı dehidrasyona neden olarak bedeni iflasa sürüklüyor. Meyveyi kazara yiyip hayatta kalmayı başaran az sayıdaki vaka raporunda, toksinin boyun ve lenf düğümlerinde günlerce süren dayanılmaz ağrılara neden olduğu belirtiliyor.

ÖLÜMCÜL AĞAÇ NEDEN KESİLMİYOR?

Ölümcül risklerine rağmen bu ağaçlar ekosistemdeki hayati rolü nedeniyle yok edilmiyor. Yoğun kök yapısıyla doğal bir rüzgâr kalkanı görevi gören Manchineel, kıyı şeridini erozyona karşı koruyarak toprağın denize karışmasını engelliyor. Yerel Karayip marangozları ise ağacın zehrini güneşte tamamen kurutup etkisiz hale getirdikten sonra gövdeyi mobilya üretiminde kullanıyor.

Kaynak olarak ekle