Danimarka Boğazı su altı şelalesi olarak adlandırılan oluşum, karadaki şelalelerden tamamen farklı bir mekanizmayla meydana geliyor. Yüzeyden görülmesi mümkün olmayan şelale, soğuk ve yoğun suyun daha sıcak su kütlesinin altına doğru hareket ederek okyanus tabanındaki büyük yükselti farkından aşağıya akmasıyla oluşuyor.
3 BİN 500 METRELİK ŞELALE NASIL OLUŞUYOR?
Danimarka Boğazı’nda sıcaklık ve tuzluluk farklılıkları nedeniyle yoğunluğu artan soğuk Arktik suları, daha sıcak okyanus suyunun altına batıyor. Okyanus tabanındaki keskin yükselti farkıyla karşılaşan su kütlesi binlerce metre aşağıya doğru hareket ediyor. Bu süreç, karadaki şelalelerde görülen suyun yüksek bir noktadan aşağı düşmesine benzer bir akış meydana getiriyor. Ancak olay tamamen okyanusun derinliklerinde gerçekleştiği için yüzeyden çıplak gözle görülemiyor.
SANİYEDE MİLYONLARCA METREKÜP SU TAŞIYOR
Su altındaki şelalenin yalnızca yüksekliği değil, taşıdığı su miktarı da dikkat çekiyor. Akışın saniyede yaklaşık 3 ila 5 milyon metreküp suyu hareket ettirdiği belirtiliyor. Böylece yüzeyde görülebilen şelalelerin debisinin çok üzerinde bir su hareketi meydana geliyor. Oluşum yüzlerce kilometrelik bir alan boyunca etkisini sürdürüyor. Danimarka Boğazı’ndaki yoğun su kütlesi, derin okyanus akıntılarının bir parçası olarak hareketine devam ediyor.
DÜNYANIN EN YÜKSEK ŞELALESİ NEDEN GÖRÜLEMİYOR?
Şelale, okyanusun binlerce metre derinliğinde ve güneş ışığının ulaşmadığı bir ortamda bulunuyor. Üstelik geleneksel bir şelaledeki gibi suyun havada serbest düşüşü söz konusu değil; farklı yoğunluktaki su kütleleri birbirlerinin içerisinden hareket ediyor. Bu nedenle oluşum doğrudan gözlemlenemiyor. Araştırmacılar su altı şelalesini okyanusbilimsel cihazlar, sensörler ve bilimsel araştırmalarla inceliyor.
OKYANUS AKINTILARINI NASIL ETKİLİYOR?
Danimarka Boğazı’ndaki su hareketi, sıcaklık ve tuzluluk farklılıklarının yön verdiği termohalin dolaşımının bir parçasını oluşturuyor. Soğuk ve yoğun suyun derinlere inmesi, okyanuslardaki büyük ölçekli su hareketlerinin sürmesine katkı sağlıyor. Bu dolaşım, ısının okyanuslar aracılığıyla farklı bölgelere taşınmasında ve küresel iklim sisteminin işleyişinde rol oynuyor.
KARADAKİ ŞELALELERİ GERİDE BIRAKIYOR
Danimarka Boğazı’ndaki su altı şelalesinin yüksekliği 3 bin 500 metreyi aşıyor. Bu ölçü, karadaki en yüksek şelalelerin yüksekliğinin birkaç katına ulaşıyor. Ancak bu dev oluşum okyanusun derinliklerinde meydana geldiğinden herhangi bir kıyıdan veya gemiden görülemiyor. Dünyanın en yüksek şelalesi olarak kabul edilen akış, yalnızca bilimsel ölçüm ve araştırmalarla takip edilebiliyor.