Dünya savaşları, insanlık tarihine muazzam yıkımlar bırakırken aynı zamanda askeri teknolojide devrim yaratan ölümcül makinelerin de doğuşuna sahne oldu. 

İngilizlerin siperleri yarmak için ürettiği ilk tank Mark I veya Atlas Okyanusu'nu Müttefik gemilerine mezar eden Alman U-botları (denizaltıları), bugün modern orduların temel taşlarını oluşturuyor. 

Askeri teknoloji tarihi, sadece zaferlerle değil, kağıt üzerinde kusursuz görünen ama cephede felakete dönüşen tasarım hatalarıyla da doludur. Bunların en çarpıcı olanı ise hiç şüphesiz, Japon İmparatorluk Donanması’nın hırslı projesi olan Chidori sınıfı torpido botu Tomozuru'nun hikayesidir.

İşte denizcilik tarihini değiştiren, uluslararası anlaşmaların gölgesinde doğup sert dalgalar arasında son bulan o trajik olay ve perde arkası...

19. yüzyılın sonlarında torpidoların, devasa zırhlı savaş gemilerini tek bir vuruşla batırabildiği anlaşıldığında, deniz savaşlarının kuralları sonsuza dek değişti. 

Küçük, hızlı ve kıvrak torpido botları, denizlerin yeni aslanları haline gelmişti.

Birinci Dünya Savaşı'nın ardından, 1930 yılında düzenlenen Londra Deniz Antlaşması, küresel bir silahlanma yarışını önlemeyi amaçlıyordu. ABD, İngiltere, Fransa, İtalya ve Japonya'nın katıldığı bu konferans, ülkelere katı tonaj ve gemi sınırları getirdi. Bu durum Japonya'da büyük bir rahatsızlık yarattı. Zira İngiltere ve ABD’ye tanınan devasa kruvazör tonaj haklarına karşılık, Japonya’ya çok daha düşük bir kota (10:10:7 oranı) verilmişti.

Boşluktan Doğan Hırs: Chidori Sınıfı

Japon askeri dehası, antlaşmanın metnini çiğnemeden kuralların etrafından dolaşacak bir açık buldu: Antlaşma kapsamına girmeyen, 600 tonun altındaki küçük gemilere, devasa kruvazörlerin silah gücünü yüklemek.Bu fikirle üretilen Chidori sınıfı torpido botları, kağıt üzerinde bir mühendislik harikasıydı. Sınıfın üçüncü gemisi olan Tomozuru, 600 tondan daha hafif gövdesine tam 4 adet ölümcül torpido kovanı ve ağır toplar sığdırmıştı. Hedef basitti; küçük, radara yakalanması zor ve devasa bir ateş gücüne sahip hayalet bir güç yaratmak.

Kağıt Üstündeki Güç, Denizde Ölüm Tuzağına Görüntü

Fakat mühendislerin gözden kaçırdığı (ya da hırslarına yenik düştüğü) ölümcül bir fizik kuralı vardı: 

Ağırlık merkezi. Nispeten hafif ve ince bir gövdeye sahip olan Tomozuru’nun üst kısmına yerleştirilen aşırı ağır silahlar, geminin ağırlık merkezini tehlikeli bir şekilde yukarı taşıdı. Gemi adeta ayakları üzerinde durmakta zorlanan bir deve dönüşmüştü.

Kaynak olarak ekle

Yıl 1934... Henüz aktif hizmete bile girmemiş olan Tomozuru, deneme seyri sırasında Sasebo limanına doğru ilerliyordu. Deniz aniden patladı ve sert hava koşulları gemiyi yakaladı. Ağır gövde üst yapısı yüzünden dalgalara karşı dengesini koruyamayan Tomozuru, kendi ağırlığının kurbanı olarak alabora oldu ve ters döndü.

Japon Donanması saatler süren hummalı bir arama-kurtarma operasyonuyla gemiyi ve hayatta kalan mürettebatı Sasebo Limanı'na çekmeyi başardı. Ancak askeri gururları ağır bir darbe almıştı.

"Tomozuru Olayı" olarak tarihe geçen bu facia, askeri tasarım algısını kökten değiştirdi.Japon ordusu bu ölümcül hatayı kabul etmek zorunda kaldı. Tamamlanmış olan diğer 4 Chidori sınıfı gemi derhal kızağa çekilerek ağır silahları söküldü ve gövdeleri büyük ölçüde modifiye edilerek dengelendi. 

Henüz yapım aşamasında olan diğer tüm gemilerin üretimi ise tamamen iptal edildi. Tomozuru, askeri hırsın fizik kurallarına karşı gelemeyeceğinin en net kanıtı olarak denizcilik tarihinin tozlu sayfalarındaki yerini aldı.