Küresel enerji haritası, çağın en büyük arz ve lojistik türbülanslarından birini yaşıyor. Bloomberg tarafından yayınlanan son jeopolitik rapora göre, dünyanın en kritik enerji geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Amerikan LNG’sine (sıvılaştırılmış doğalgaz) olan küresel muhtaçlığı tavan yaptırdı.
Boğaz kilitlenince, Ortadoğu gazından mahrum kalan Avrupa ve Asya kıtasındaki dev alıcılar, Amerika'nın kapısında adeta birbirini ezmeye başladı. Bu vahşi rekabet spot (anlık) piyasadaki gaz fiyatlarını gökyüzüne fırlatırken, Amerikalı ihracatçıların uzun vadeli stratejik sözleşmelere olan bakış açısını da kökten değiştirdi.
Sözleşme peşinde koşan ABD artık masadan kaçıyor
Burada akılalmaz bir ticari paradoks yatıyor; zira daha sadece altı ay öncesine kadar durum bugünkünün tam tersiydi. O dönemde ABD’li enerji devleri, pazar paylarını garantilemek adına Avrupalı alıcılarla on yıllarca, hatta yirmi yıllarca sürecek devasa sözleşmeler imzalamak için aktif olarak kapı kapı dolaşıyorlardı.
Bugün ise spot piyasadaki fahiş karlar ve arz kıtlığı yüzünden Amerikalı şirketler uzun vadeli taahhütlerin altına girmekten bir şekilde kaçınıyor. Üstelik Katar’da bulunan dünyanın en büyük LNG ihracat terminalinde meydana gelen ağır fiziksel hasar, piyasadaki belirsizlik sisini daha da yoğunlaştırdı. İş o boyuta ulaştı ki, bazı ABD’li tedarikçiler, ellerindeki gazı spot piyasada fahiş fiyatlara satabilmek için, mevcut sözleşmeli alıcılarına "Kararlaştırılan hacimleri azaltın, size tazminat/teşvik ödeyelim" teklifleriyle gitmeye başladı.
Balkanlar'ın enerji vanası Yunanistan’ın elinde
Yaşanan bu küresel krize rağmen, Yunan şirketi Atlantic SEE LNG Trade, geçtiğimiz yılın kasım ayında Amerikalı dev Venture Global ile 2030 yılından itibaren geçerli olmak üzere 20 yıllık devasa bir kontrat imzalamayı başarmıştı. Yılda tam 4 milyar metreküp LNG ithalatını garanti altına alan Yunanistan, bu gazı tek başına tüketmeyecek; adeta tüm Balkan coğrafyasının enerji koridoru ve vanası haline gelecek.
Amerikan arzından elde edilecek bu devasa miktarların büyük çoğunluğu doğrudan komşu ülkelere pompalanacak. Mevcut sevkiyat projeksiyonunun dağılım haritası ise saniye saniye şöyle planlandı:
Arnavutluk Enerji Hattı: Yunan şirketi, ithal edeceği gazın tam 1 milyar metreküpünü her yıl düzenli olarak Arnavutluk’a pompalayacak.
Bosna Hersek Depoları: Savaş sonrası enerji çeşitliliği arayan Bosna Hersek için yıllık 500 milyon metreküplük stratejik bir hacim ayrılmış durumda.
Romanya Ortaklığı: Şirket Direktörü Alexandros Exarchou, Romanya hükümeti ile yürütülen doğalgaz tedarik müzakerelerinin bu yaz sonuna kadar tamamen tamamlanmasını bekliyor. Romanya anlaşmasının da resmiyet kazanmasıyla birlikte, şirketin Balkanlar'da sözleşmeye bağladığı toplam gaz hacmi yıllık 3,7 milyar metreküpe fırlayacak.
Ukrayna ve Bulgaristan da Sırada
Yunan enerji devi, küresel arz krizine ve Amerikalı tedarikçilerin dirençlerine rağmen Balkanlar ve Doğu Avrupa üzerindeki hakimiyetini maksimuma çıkarmakta kararlı. Eğer yıl sonuna kadar yürütülen diplomatik ve ticari temaslar olumlu sonuçlanırsa, Bulgaristan ve Ukrayna ile de milyar metreküplük yeni tedarik anlaşmalarına imza atılacak.
Bu iki ülkenin de sisteme dahil edilmesi halinde, şirket ABD'den ek sıvılaştırılmış doğalgaz ve petrol miktarları talep ederek toplam yıllık arz kapasitesini tam 8 milyar metreküpe kadar yükseltmeyi hedefliyor. Rus gazından tamamen kopmaya çalışan Doğu Avrupa için Yunanistan’ın bu enerji hamlesi, önümüzdeki çetin kış aylarında hayatta kalmanın tek garantili formülü olarak görülüyor.