Benim yıllık izin çok hızlı bitti. Nerede kalmıştık? Kravatlı türbanlı bir oldu. Halkı yani ümmeti soydu! İşte burada kalmıştık. İzne çıktığımda “örgütlü organize fon soygunu” 15 gününü doldurmuştu. 15 gün sonra izinden dönünce; “Bu soygunun içinde ucu iktidar partisine ve Saray’a kadar uzanan bir bencillik, bir kendini düşünme, mal biriktirme, dünyalık edinme, yarına güvensizlik, açgözlü parazitlik, kavgacı, hileci, arsız ruh haliyle soyguncuları gizleme çabasının var olduğunu” herkes görüyor. ★★★ Hangi hisseyi kim topladı? Hangi emri, hangi saatte, hangi fiyattan kimler verdi? Hangi fon, hisseyi kimden, kaça aldı? Kim biliyordu? Kimler denetlemekle yükümlüydü? Kimler zamanında, niçin müdahale etmedi? Siyasi yakınlık soyguna nasıl altyapı oldu? Kimler dokuz ay boyunca bu hisseler üzerinden servetler kazanıp yurt dışına kaçırdı? Hepsi kayıtlıydı. Biliniyordu. Açıklanmadı. Gizleniyor. Gizlenenin açıklanmasını isteyen ve bu niyetiyle haber yazan gazetecilerin ayağına kelepçe vuruldu. Evde hapis cezası verildi. Halk TV’de haber takipçisi gazeteciler de kayyum sopası ile dövüldü. ★★★ 30 gün doldu! Elde var sıfır: Başı türbanlı eski bakan, 163 milyon lirayı nereden buldu? Sorulmadı. Mal varlığını nasıl kazandığı gizlendi. İçeriden bilgiyi eski bakana kimin verdiği de sır oldu, saklandı, saklanıyor, saklanacak. Oysa Merkezi Kayıt Sistemi’nde, Takasbank’ta, Borsa İstanbul’da, gözetim ve denetim kurumları SPK ile BDDK’da, MASAK, MİT, TMSF’de her şey kayıtlıdır. ★★★ Üç fon üzerinden 141 kişi ve 73 şirketin 186.7 milyar TL vurduğu haber verildi ama kim bu vurguncular, kaçı üst düzey bürokrat, kaçı türbanlı, kaçı iktidar partisine vidalı, kaçı devlet bankasında genel müdür, kaçı bakanlıkta üst düzey kravatlı, kaçı şu anda siyasetçi, kaçı eski siyasetçi, kaçı siyasetçi danışmanı, kaçı siyasetçi oğlu, kızı, hanımı, yakını? Bu soru sorulmuyor. İktidar partisi başkanı Cumhurbaşkanı, “bir cerrah titizliğiyle temizliyoruz” edebiyatına sığındı. ★★★ Vurgunu hazırlayanları daha ilk adımlarını atarken önleyecek yasal yetkilere, kadrolara, yasalara, tüzüklere, imkanlara sahip; SPK, BDDK, MASAK, TMSF, BORSA İstanbul gibi denetleyici, düzenleyici kurumların en tepe yöneticileri harekete geçme ve gereğini yapma kapasitelerini niçin kullanmadılar? Bu soru sorulup cevabı aransaydı; SPK, BDDK, MASAK, BORSA ve diğer baş harf kuruluşlarının tepe yöneticilerinin 30 gün sonra bugün tutuklanıp, hapse konulmuş olmaları gerekirdi. Bunları kim koruyor? Ben şüphe duyarım. Siz de şüphe edin. Kim atadıysa! O koruyor! ★★★ Sermaye piyasasının (BORSA) taşıyıcı ana kolonu olan; “dürüst oyun” iktidar partisi genel başkanı Tayyip Erdoğan döneminin ürünü muhafazakar İslamcı liberal kalkınma modelinde göstere göstere yapılan fon vurgunu ile çökmüş bulunuyor. Diğer taşıyıcı kolon; “düzenleyici ve denetleyici sistem” de büyük hasar almış, yıkılıyor. Devletin önleyici ve denetleyici kurumlarının gözü önünde kravatlı ile türbanlıların bir olup halkı soyması aslında bir devlet krizidir. Devlet krizi yaşıyoruz. Devlet krizini gizleyip örtmek için TV kapatıyor, gazeteci ayağına kelepçe takıp, tutukluyorlar. Türbanlı kravatlı, birlik oldu. Soygunu yaptı. 30 gün doldu fonlara para yatıranların anaparası çöp oldu. Türbanlı hanımlar el ele tutuşabilir! Ben öngörümü yazayım: 25 yıl önce iktidara gelişini kadınlar hazırladı. Tayyip Erdoğan’ın siyasi bitişi de kadınların elinden seçim sandığında olacak. 25 yıl önce türban giydikleri için üniversiteye alınmayan kızlar, ”birer metre arayla el ele tutuşarak zincir oluşturan” protesto biçimi geliştirmişlerdi. Yaptıkları siyasetti. İktidarın değişmesini istiyorlardı. Çok etkili bir “kendini ifade biçimi” yaratmışlardı. Bu eylemler, Tayyip Erdoğan liderliğindeki siyasi kadronun Necmettin Erbakan liderliğindeki Refah Partisi içinden “yenilikçi hareketi” başlatmasından önceydi. Türbanlı kızlar zincir oldu, yenilikçiler kazandı, iktidar oldu. 25 yıl sonra bugün bir türbanlı eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya, “fon vurgunu sürecinde 163 milyon TL yatırıp 2 milyar çektiği” ortaya çıkmasına rağmen korunuyor, kollanıyor. Savcılığa giderken, çıkarken bir tek kare fotoğrafı bile yayımlanmadı. Geldiğimiz bu noktada türbanlı hanımlar yeniden el ele tutuşup zincir olabilir; “Biz sizi vurgun yapasınız diye mi iktidara getirip 25 yıl sırtımızda taşıdık. Bu kötülüğü türbanlıya niçin yaptınız” diyebilirler. Göreceğiz.