- “Kızım ve oğlum gemide sıkışıp kaldı. Elimizi bırakma anne diye haykırdılar ama ben kurtaramadım yavrularımı.”

- “Evlatlarım gitti, nasıl yaşayacağım. Eğer gemi su almaya başladığında geri dönselerdi hiç kimse ölmezdi.”

- “Hamile bir kadın düşük yaptı. Yüzme bilmeyenler boğuldu. Basit bir sıkıntı dediler ama korkunç olaylar yaşadık.”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Girne-Mersin seferini yaparken alabora olan Filo Jet adlı katamaranda yaşananlar gün yüzüne çıkmaya başladı. 267 kişinin olduğu gemi, 4 mil açıkta su almaya başladı ve kısa sürede battı. 8 kişi can verirken, 20 kayıp hala aranıyor.

Kayıp kızı Miray ve oğlu Mehmet Asaf için feryat eden anne Ayten Biçer’i teskin etmek mümkün olmadı.

CAN YELEĞİ YOK

Kayıplar arasında bulunan 12 yaşındaki Miray ile 6 yaşındaki Mehmet Asaf kardeşlerin anne ve babası çaresizlik içinde bekliyor. Ayten Biçer, olay anını anlatırken gözyaşlarına boğuldu, feryat etti:

“Çocuklarının gemide sıkışarak kaldı. ‘Anne, elimizi bırakma’ diye haykırdılar. Elimden kayıp gittiler. Kurtaramadım yavrularımı, kurtaramadım. Büyük karmaşa vardı. Ben eşimle birlikte yardıma koşanların desteğiyle kurtulduk. Yolcular can yeleği bulamadı. Can simidi benzeri ekipmanlari önce çalışanlar aldı. Panik yaşayan yolculara da ‘Hiç mi ayağınız denize değmedi, sakin olun’ denilerek susturulmaya çalışıldı.”

Yarı baygın halde konuşmaya çalışan baba Hayri Biçer gözyaşları içinde anlattı:

‘ÜMİTSİZİM’

“Gemide aniden sesler gelmeye başladı, alttan aşırı dalgalar vuruyordu. Sonra su gelmeye başladı. Herkes kaptana sesleniyordu, ‘Geri dön, su almaya başladı’ denildi ama aldırış edilmedi, devam edildi. Benim iki evladım öldü. Elimden geleni yaptım ama kurtaramadım çocuklarımı. 12 yaşında kızım ve altı yaşında oğlum. Ümidim kesildi artık, belki kurtulmuşlardır ama sanmıyorum.”

İsmail Küçükkaya SÖZCÜ Televizyonu’nda açıkladı: Gemi göl için yapılmış

Gazeteci İsmail Küçükkaya, dün sabah SÖZCÜ TV’deki “Uyan Türkiyem” adlı programında Kıbrıs’ta batan gemiyle ilgili gündeme bomba gibi düşen bir bilgiyi paylaştı.

Kaynak olarak ekle

Küçükkaya, iddiasına göre, Kıbrıs’ta batan geminin 2018 yılında Lütfü Savaş belediye başkanı olduğu döneminde Hatay Deniz Otobüsü filosuna alınmak istendiği  belirtti. Ancak teknik rapor sonucu bu alımdan vazgeçildiğini söyleyen Küçükkaya, konuyu şöyle açıkladı:

“Bu gemi denizler için değil, göller için inşa edilmiş. Stabilite yetersizliği ve yakıt riski raporda tek tek yer alıyor. Peki bu sefere nasıl izin verildi?”

Küçükkaya hafta içi her sabah 08.00’de ekranda.

Ölümle yaşam arasında

Geminin batmakta olduğu ve tahliye edilmesi gerektiği anons edildiği an dehşet verici bir panik yaşandı. İzdihamda insanlar sıkıştı, can yeleği bulabilenler giyerek suya atladı. Gemi yan yattığında üzerinde tutunarak hayatta kalmaya çalışanlar bir kurtarıcı bekledi. Çevreden yetişen bir gezi teknesi, onlarca kişiyi alarak hayatlarını kurtardı. Ancak 28 kişi o kadar şanslı değildi. 8 kişi hayatını kaybetti, 20 kayıp ise hala aranıyor.

Ailesi için kendini feda etti

Gemi faciasında hayatını kaybedenlerden biri de Uzman Jandarma Çavuş Fahri Ateş. Mersin doğumlu Ateş, İstanbul’da görevliydi. İzninde eşi ve 4 yaşındaki çocuğu ile tatil için Kıbrıs’ı seçti. Keyifli geçen bir haftadan sonra evlerine dönmek için gemiye bindiler. Gemi su alıp batma tehlikesi başladığında hızla alt kata inen Ateş, eşi ve çocuğu için can yeleği arıyordu. Ancak bir daha yukarı çıkamadı ve hayatını kaybetti. Uzman çavuşun uğruna hayatını verdiği eşi ve minik çocuğu ise sağ olarak kurtarılarak hastanede tedavi altına alındı.

‘Sorun yok’ dediler facia oldu

Gemiden sağ kurtulan Serkan Kunduracı’nın anlattıkları dehşet verici:

“Teknenin su almaya başlamasının ardından, mürettebat, ‘Ciddi bir sorun yok, sadece gevşemiş bir conta sızıntıya neden oluyor’ dedi. Ancak Girne’ye dönmeye çalışırken yan yatmaya başladı. Bu esnada tahliye emri verilmesiyle büyük bir panik yaşandı. Çok fazla çığlık vardı ve birçok kişi arkada mahsur kaldı. Çıkamadılar. Cesetler ve insanlar üst üste yığılmıştı. Altta kalanlar şanssızdı. Vatandaşın birisi camı kırmıştı ben de oradan çıktım. Bir anne babayı gördüm, çocuklarının boğulduğunu söylediler. Bir tane hamile vardı. Panikten düşük yaptı. Yüzmeyi bilmeyenlerin denizde öldüğünü gördüm. Panikle can yeleği almayanlar vardı. O korkuyla hemen atlayanlar oldu. Bir amca vardı işte, onu alamadık. Çekmeye çalıştık, olmadı, o da boğuldu. Bir ailenin çocukları kız erkek küçük yaşta çocukların boğulduğunu gördük. İnanılmaz korkunçtu.”

Panik vardı, can yeleği bulamadık

Deniz Özpolat isimli bir başka yolcu da geminin başta dalgaların içinde sekerek ilerlediğini ve bir koltuğun patlamasıyla içeri suların fışkırdığını aktardı. 

Mürettebattan Sahil Güvenliğin aranmasını istediklerini dile getiren Özpolat, ‘sorun yok’ denildiğini ve daha sonra can yeleği bulamadıklarını ifade etti.

KKTC Başbakanı açıkladı: Can verenlerin ve kayıpların isimleri

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, acı bilonçoyu açıkladı, isimleri verdi:

 “Gemide bulunan kişilerden 239’una sağ olarak ulaşılmıştır. 8 vatandaşımızın hayatını kaybettiği kesinleşmiştir. Kayıp  20 kişiye yönelik arama kurtarma çalışmalarımız ise devam etmektedir. kazada Nihat Balyemez, Hüseyin Özdemir, Nuray Zeytun, Fahri Ateş, Gülcan Gürel, Reyhan Verim, Nisa Torer ve Nurcan Hilaloğlu yaşamını yitirdi.”

Kayıp vatandaşların isimleri ise şöyle: 

Ferdi Törer, Mustafa Demir, Mahmut Demir, Özgür Gönül, Anni Azel Hilaloğlu, Şerif Özdemir, Süleyman Erdoğan, Saliha Miray Biçer, Mehmet Asaf Biçer, Orhan Bekret, Nazmiye Özbolat, Elmas Demir, İsmail Kurt, Yulia Özcan, Ayhan Özcan, Elife Bayır, Nihat Pancar, Mustafa Kemal Yaralı, Mehmet Bayhan, Mehmet Nuri Ayran.”

Türkiye’den havadan ve denizden destek

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman yaptığı açıklamada, arama-kurtarma ekiplerinin kayıp 23 kişiye ulaşabilmek için yoğun şekilde çalıştığını ifade ederek, “Türkiye’den 5 sahil güvenlik botu, 2 helikopter ve 6 deniz kuvvetleri unsuru bölgeye sevk edildi” dedi. Girne açıklarında kurtarılanlar helikopter ile hastanelere sevk edildi.

Deniz yüzeyinde yolcu bavulları...

DALGALAR GEMİYE HASAR VERMİŞ!

Kaptanla birlikte 9 kişi tutuklandı

Korkunç kazayla  ilgili mahkemeye çıkarılan şüpheliler, ifadelerinde kendini savundu. Geminin bağlı olduğu şirketin yetkili direktörü, geminin kaptanı, kaptan yardımcısı, makinist ile 5 mürettebat, adliyeye getirildi. Geminin kaptanı M.Ö., kazanın meydana geliş şeklini anlattı. Dalgalar sonucunda geminin ön tarafının kopmasıyla birlikte alabora olduğunu ve kazanın kendi hatası olmadığını savundu. Kaptan ve mürettebat, meteorolojik verilere göre çıkışta bir sorun olmadığını söyledi. Şüpheliler, gemi sertifikasyonunda da hem seyir hem idari açıdan izinlerinin bulunduğunu savundu. Kaptan dahil 9 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.